(6762 S. K. m. 1301) (1086 S. K. m. 74, 275, 286)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Tavas Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.10.2003 tarih ve 2003/166 - 2003/260 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Taraflar arasındaki TTK. nun 1301 nci maddesine dayalı rücuan tazminat davası sonucunda mahkemece, 864.000.000.-TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, TTK. nun 1301 nci maddesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, alınan ilk bilirkişi raporunda davalı 6/8 oranında kusurlu bulunmuş, davalının ibrazı üzerine alınan 2 nci bilirkişi raporunda ise 8/8 kusur davalıya izafe edilmiş, bu rapora göre de mahkemece hüküm kurulmuştur.
HUMK. nun 275 nci maddesine göre, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren konularda hakim bilirkişinin oy ve görüşünü alabilir. Bilirkişinin oy ve görüşü HUMK. nun 286 ncı maddesi gereğince hakimi bağlamaz ise de, aynı olayla ilgili olarak alınmış iki ayrı bilirkişi raporu arasında çelişki bulunmasına rağmen mahkemece bunlardan birine itibar edildiği takdirde, kararda itibar edilen raporun değerine rağmen kabul ve üstün tutma nedenlerinin gerekçesinin gösterilmesi gerekmektedir. O halde mahkemece, bu konuda herhangi bir gerekçe gösterilmeden birbiri ile çelişen raporlardan birinin hükme esas alınması, raporlar arasındaki çelişki giderilmemiş olması nedeniyle doğru görülemez. Mahkemece, her iki rapor arasındaki çelişkiyi giderecek ve gerektiğinde yeniden oluşturulacak bilirkişilerden rapor alınması gerekir iken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
2- Kabul şekline göre de, alınan ilk bilirkişi raporunda davalı 6/8 oranında kusurlu bulunmuş, bu rapora davacı vekili açıkça itiraz etmemiş, hatta 22.09.2003 tarihli oturumda, bu kusur oranını kabul ettiğini bildirmiştir. Davacı yanın bu beyanı kusur açısından HUMK. nun 74 ncü maddesi gereğince bağlayıcı olup, mahkemece 8/8 kusur atfeden rapor itibar edilmesi doğru görülmediğinden kararın bu nedenle dahi bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy