(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 4. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 05.04.2004 tarih ve 2002/2055-2004/268 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, K. G.'ye ait hisseyi devralmak suretiyle davalı kooperatifin ortağı olduğunu, kooperatifin ortaklık hesaplarını DÇ (Demir-Çimento) olarak isimlendirilen bir birim üzerinden tuttuğunu, devraldığı hissenin 1985.42 ödemesi bulunduğunu, dairenin değerinin 30.05.1999 tarihli genel kurulda 2900 DÇ olarak belirlendiğini, ancak kooperatif hissesine yatırılan miktarın 3385.92 DÇ'ye ulaştığını, bu meblağın daire bedelinden fazla olmasına ve başka bir aidat kararı da alınmamasına karşın yönetim tarafından haksız yere tekrar ödeme istendiğini, bu amaçla ihtarnameler gönderdiklerini ve ardından ortaklıktan çıkarma kararı verdiklerini, oysa ki kooperatifte bulunan diğer hisselerinde mevcut alacakları da hesaba katılmadan bu hisseye yapılan ödemenin 485.92 DÇ fazla olduğunu ileri sürerek, kooperatif yönetim kurulunun 01.07.2002 tarihli ortaklıktan çıkarma kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ortak olduğu dairenin maliyetinin tespitinin 4190 DÇ olarak yapıldığını, bu dairenin maliyetinin hiçbir zaman 2900 DÇ olmadığını, davacının 809.12 DÇ borcunu yapılan ihtarlara rağmen ödemediğini, bu nedenle ortaklıktan çıkarılmasına karar verildiğini, davacının iddia ettiği şekilde kooperatiften alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 31.12.2001 tarihi itibariyle davalı kooperatife olan borcunun 3.712.780.500 TL olduğu, buna karşılık davalı kooperatifin gönderdiği ihtarnameler ile davacıdan 5.785.208.000 TL ödenmesini istediğini, bu durumda davalının gönderdiği ihtarnamelerin usulüne uygun ve haklı olduğunun kabul edilemeyeceği, usulüne uygun olmayan ihtarnamelere dayanılarak davacının üyelikten ihracının söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı kooperatif yönetim kurulunun 01.07.2002 tarihli davacının kooperatiften ihracına ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-) Dava, ortaklıktan çıkarılma kararının iptali istemine ilişkindir. Davacı, davalı kooperatife karşı bir borcu olmadığı gibi kooperatife fazladan ödemesi bulunduğundan ödeme yapmadığından bahisle verilen çıkarma kararının haksız olduğunu iddia etmektedir. Bu durumda kooperatif tarafından verilen çıkarma kararının yerinde olup olmadığının tespiti için öncelikle davacının borcunun belirlenmesi gerekmektedir. Mahkemece bu amaçla bilirkişi incelemesi yaptırılarak 20.05.2003 tarihli rapor alınmışsa da, bu rapora karşı taraflarca yapılan itirazlar mahkemece haklı görülerek bu itirazları karşılayacak yeni bir bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş ve ikinci rapor alınmıştır. Bilirkişi raporlarında davacıdan istenen bedelin borcundan fazla olduğu belirlenmişse de bilirkişilerin davacının borcunu belirlemek amacıyla yaptıkları hesaplama yöntemi ve bulunan miktar birbirinden farklıdır. Mahkemece verilen kararda bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmesine rağmen gerekçesi gösterilmeden ilk bilirkişi raporunda belirlenen borç miktarı esas alınarak davacının ortaklıktan çıkarılma kararının iptaline karar verilmiştir. Mahkemece tarafların itirazları yerinde görülerek ikinci kez rapor aldırılmasına rağmen gerekçesi gösterilmeden ilk rapora göre hüküm kurulması usul ve yasaya uygun değildir. Bu itibarla mahkemece yeni bir rapor alınması gerekli olup, alınacak yeni raporda davalı kooperatifin yönetim kurulu kararlarına dayalı olarak ortaklardan 1988, 1989, 1990 yıllarında alınan aidatlar ve ortaklığa giriş arsa payı bedellerinin de yapılan genel kurullarda kabul edilmesi ve ortakların buna uygun ödemede bulunmaları nedeniyle bu bedellerin de davacının borcunun hesabında dikkate alınarak davaya konu ortaklık payından kaynaklanan borcunun belirlenmesi, bundan sonra da davacı taraf çıkarma kararına esas alınan ihtarnamelerin gönderilmesinden önce kooperatife gönderdiği 08.05.2000 tarihli ihtarda diğer hissesindeki fazlalığın davaya konu ortaklık hissesine aktarılmasını istemesine ve dava sırasında da bu hususa dayanmasına göre, diğer hissesine ait fazla ödemesi varsa bunun da denetime elverişli bir şekilde hesaplanarak, davaya konu ortaklık borcundan mahsubunun yapılması suretiyle davacının ihtarnamelerde yazılı tarih itibariyle kooperatife olan borcunun tespiti ile davalı kooperatif tarafından gönderilen ihtarnamelerde ödemesi istenen miktar karşılaştırılarak, buna göre çıkarma kararının yerinde olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, mahkemece bu hususlara uymayan ilk bilirkişi raporu doğrultusunda belirlenen miktar esas alınarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 16.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy