(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 104) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bodrum Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.03.2004 tarih ve 2002/525-210 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, genel kurul kararları ile belirlenen aidat borcundan ödenmeyen, toplam 253.750.000.TL borcu için girişilen icra takibinin, davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, istenilen alacağın yasal dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının ödenmeyen aidat borçlarının sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, takibin aynen devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kooperatifin işletme kooperatifine dönüştürülmesine ilişkin genel kurul kararına karşı iptal davası açılmamış olmasına ve dava konusu alacak ve faizin genel kurul kararlarına dayanmasına göre, davalının aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, kooperatif aidat alacağının tahsili için kooperatifçe başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Takip talebinde asıl alacak ile işlemiş gecikme faizinin toplamına, takip tarihinden itibaren temerrüt faizi istenilmiş olup, hükümde yalnızca itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmiş olmakla, B.K.nun 104/son fıkrası hükmü ihlal edilmiştir. Öte yandan, kararın icra inkar tazminatına ilişkin hüküm fıkrasında, hangi miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedildiği belirtilmeyerek, infazda tereddüte yol açacak şekilde hüküm kurulması da doğru olmamıştır. Bu nedenlerle, kararın bozulması gerekir ise de anılan yanlışlıkların düzeltilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK. nun 438/7 nci maddesi uyarınca hükmün, aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın hüküm fıkrasının 3. satırındaki devamına ibaresinden sonra gelmek üzere, 175.000.000.TL asıl alacağa, takip tarihinden itibaren aylık % 15 faiz yürütülmesine ibaresinin ve 4 ncü satırındaki haksız itirazı nedeniyle ibaresinden sonra gelmek üzere, itiraza konu 253.750.000.TL alacağa ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu durumu ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 17.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy