(2918 S. K. m. 111)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.05.2004 tarih ve 2003/524-2004/187 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinden Havva'nın eşi, diğer davacıların oğlu Mehmet Ayan'ın kullandığı araca, davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması sonucu oluşan kazada Mehmet'in öldüğünü, müvekkillerince yapılan ödeme talebi üzerine davalının 8.355.150.000 lira tazminat hesapladığını, buna itiraz ettiklerini, müvekkillerince imzalanacak ibranameden önce açılan bu dava nedeniyle ibranamenin makbuz hükmünde olacağı anlamına geleceğini, kaldı ki 2918 sayılı KTK.nun 111 nci maddesi uyarınca ibranamenin geçersizliği için dava açılabileceğini ileri sürerek, şimdilik 500.000.000'ar lira tazminatın ıslah dilekçesi ile davacılardan Havva için 9.249.923.999 lira daha tazminatın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davadan sonra imzalanan ibranamenin makbuz hükmünde olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacılardan eşe eksik, diğerlerine fazla ödeme yapıldığının ortaya çıktığı, 2918 sayılı KTK.nun 111 nci maddesi karşısında, ibranamenin sonuca etkisi olmadığı, davalının bildirdiği miktara davacıların önce itiraz edip sonra dava açtıkları, dava açmak suretiyle çekince konmuş sayılması gereken davacıların davadan sonra ibranameyi imzalamalarının dava hakkını düşürmediği, bilirkişi raporuna itirazın yerinde görülmediği gerekçesiyle, davanın davacılardan Havva bakımından kabulüne, diğer davacılar bakımından reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 16.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy