(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Fethiye Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.11.2003 tarih ve 2001/97-2003/323 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Ş. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatiflere bağlı minibüslerin münhasıran müvekkili kooperatife bağlı minibüslere tahsis edilen güzergahta yolcu taşımak suretiyle İl Trafik Komisyonu kararı ile tasdik edilen İlçe Trafik Komisyonu kararına aykırı davrandıklarını ileri sürerek, davalılara ait minibüslerin müvekkili kooperatife ait güzergaha vaki tecavüzlerinin önlenmesine, davalıların Fethiye Şöförler ve Otomobilciler Odası tarafından tayin ve tespit olunan taşıma ücretlerinin altında yolcu taşımamaya mecbur edilmelerine, maddi ve manevi tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece verilen görevsizlik kararının davacı vekili tarafından temyizi sonucu Dairemizce verilen bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre, davalı kooperatiflere ait minibüslerin kendi beldelerinden Fethiye'ye gelişlerinde Kemer'den yolcu aldıkları ve yine Fethiye'den Kemer'e yolcu taşıdıkları, bu suretle İl ve İlçe Trafik Komisyonu kararına aykırı davrandıkları gerekçesiyle davacı kooperatif minibüslerine tahsis edilen Kemer Beldesi ile Fethiye arasındaki yol güzergahına davalı kooperatiflere ait minibüslerin tecavüzlerinin men'ine, davacı tarafın davalıların tayin ve tespit olunan taşıma ücretlerinin altında yolcu taşımamaya mecbur edilmelerine ilişkin talebini atiye bıraktığından, bu hususta hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Dava, davacı kooperatif minibüslerine tahsis edilen yol güzergahına davalı kooperatiflere ait minibüslerin tecavüzünün önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı kooperatif, kendisine bağlı minibüslerin Kemer Beldesi ile Fethiye İlçesi arasında, davalı kooperatiflere bağlı minibüslerin ise kendi beldeleri ile Fethiye arasında yolcu taşıma işini yaptıklarını, ancak davalı kooperatiflerin minibüslerinin Kemer Beldesi'nden yolcu alarak Fethiye'ye taşıdıkları gibi, Fethiye'den dönüşte de kendi beldeleri yerine Kemer'e yolcu taşımak suretiyle haksız rekabete yol açtıklarını ileri sürerek, belirtilen güzergahta yolcu taşıma işini münhasıran davacı kooperatif minibüslerine tahsis eden Fethiye İlçe Trafik Komisyonu'nun 16.04.1992 tarihli kararının hüküm altına alınarak, davalılara bağlı minibüslerin kararda belirtilen şekilde yasaklanmalarına, davacı kooperatif minibüslerine ait güzergaha vaki tecavüzlerinin önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davacı taraf yol güzergahına tecavüzün önlenmesini istemişse de, dava yolu ile korunmak istenen hukuki yarar yol güzergahına saldırının önlenmesi olmayıp, belirlenen yol güzergahında davalı kooperatiflere bağlı minibüslerin yolcu taşımasının davacı kooperatife bağlı minibüslerin çalışmasını engellemesi nedeniyle, hukuki niteliği itibariyle haksız rekabetin önlenmesi ve muarazanın men'i istemidir. Davacı kooperatif 16.04.1992 tarihli Komisyon kararına dayanmışsa da, dosyanın incelenmesinde davacı ve davalı kooperatif temsilcileri arasında yapılan toplantı sonucu taraflarca müştereken imzalanan 07.05.1994 tarihli Yolcu Taşıma Hususundaki İhtilafların Halline Ait Tutanak ile anılan komisyon kararının taraflar arasında geçersiz sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Ayrıca, Fethiye İlçe Trafik Komisyonu'nun 02.06.1999 tarih ve 1999/3 sayılı kararının uygulanmasına ilişkin Fethiye Kaymakamlığı'nın 19.09.2001 tarihli yazısı ile davalı kooperatiflere bağlı minibüslerin yolcu taşımalarında uyması gereken esaslar açıklanmıştır. Bu durumda, davacı kooperatifin dayandığı 16.04.1992 tarihli komisyon kararından sonra, taraf kooperatiflerin yolcu taşımada uyacakları esasları düzenleyen 02.06.1999 tarihli ve dava tarihinden önceye ait yeni bir komisyon kararının alındığı anlaşılmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, kararda hangi komisyon kararının esas alındığı, davalı kooperatiflerin yarattığı haksız rekabetin hangi komisyon kararına göre engellenmesinin yapılacağı belli olmadığından verilen karar infaza elverişli değildir. Öte yandan, davacının dayandığı 16.04.1992 tarihli komisyon kararı davadan önce tarafların anlaşması ile geçersiz hale getirildiği gibi, bu konuda 02.06.1999 tarihli başka bir komisyon kararı alındığından mahkemece öncelikle davadan önce alınan son komisyon kararının getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre davalı kooperatiflerin haksız rekabet oluşturan eylemlerinin hüküm fıkrasında açıkça gösterilerek, infazı kabil bir haksız rekabetin önlenmesi ve yaratılan muarazanın men'i yönünde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde içeriği belirsiz hüküm kurulması ve haksız rekabetin önlenmesi ile yaratılan muarazanın men'i yerine hukuki yanılgıya düşülerek tecavüzün önlenmesine karar verilmesi doğru görülmediğinden, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy