(6762 S. K. m. 1283)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.11.2003 tarih ve 2003/124 - 2003/423 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.12.2004 günde davacı avukatı T.Ö. gelip davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup. incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kasko sigorta poliçesi ile sigorta güvencesi verdiği müvekkiline ait aracın kaza yaparak hasarlanmasına rağmen zararının tazmin edilmediğini ileri sürerek, 83.750.000.000.-TL.nin 01.01.2003 tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, poliçe genel koşullarındaki düzenleme gereğince zararın hakem bilirkişiler aracılığı ile tespitinin gerektiğini sigorta değeri ile sigorta bedeli arasında fahiş fark bulunduğunda aşkın sigorta hükümlerinin uygulanarak sigorta değerini aşan kısmın hükümsüz sayılması gerektiğini temerrüt oluşmadığından dava öncesi için faiz istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, poliçe tanzimi sırasında belirlenen sigorta bedeli ile aynı tarih itibarıyla rayiç değeri arasında fark bulunmadığı ve aşkın sigorta hükümlerinin uygulanması gerekmediği hasar bedeli yanında teminat tutan açısından da taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğundan salt hasar bedeli için uygulanması gereken hakem bilirkişi prosedürünün işletilmesi isteminin yerinde görülmediği gerekçesiyle 83.750.000.000.TL. nin temerrüt tarihi olan 17.01.2003 tarihinden itibarın değişen dönem ve oranlar üzerinden reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir edilen 400.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.391.875.000.-lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 09.12.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy