(5846 S. K. m. 70) (1086 S. K. m. 193)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.04.2004 tarih ve 2004/328-2004/53 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait eserin davalılar tarafından izinsiz olarak çoğaltılıp dağıtıldığını ileri sürerek, 5850 USD nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davanın açıldığı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince ihtisas mahkemesi kurulduğu gerekçesiyle dosyanın Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesine gönderildiği, anılan mahkemenin esasın kapatılmasına, HUMK. nun 193 ncü maddesi uyarınca işlem yapılması için dosyanın İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesine iadesine dair kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05.05.2003 gün ve 2002/12228-2003/4491 sayılı kararı ile onandığı, davacı vekilinin anılan bu karar ilişkin yapmış olduğu tavzih isteminin 15.01.2004 tarihi itibariyle ret edildiği, görevsizlik kararına karşı karar düzeltme yolu kapalı olduğundan bu kararın Yargıtay kararının verildiği tarihte kesinleştiği, onama kararının tebliği günü olan 19.08.2003 tarihinden itibaren 10 gün içerisinde ve öncesinde görevli mahkemeye başvuru bulunmadığı, bu süre geçirildikten sonra 03.03.2004 tarihinde başvuru olduğu gerekçesiyle, davanın HUMK. nun 193/son maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dava, FSEK'nundan doğan mali hakka tecavüz dolayısıyla maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19.06.2001 tarihli nihai kararı ile dava dosyasının kararı temyiz edilen mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili, aynı tarihli dilekçesiyle dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini istemiştir. Ancak, bu karar tebliğe çıkarılmadan, dolayısıyla kesinleştirilmeden dava dosyası bir müzekkere ile İstanbul Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmiştir. HUMK. nun 193 ncü maddesi hükmünün uygulanması için dosya yeniden İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmiş, anılan mahkemece karar tebliğe çıkarılmış, davacı vekili, 15.12.2002 tarihli dilekçesiyle kararı temyiz etmeyeceklerini, kesinleşmesinden sonra dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmiş, masraflarını da ödemiştir. Bu karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi sonucu Dairemiz'in 05.05.2003 tarih ve 2002/12228-2003/4491 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Mahkemece, Yargıtay kararının tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde başvuru olmadığı gerekçesiyle oy çokluğuyla HUMK. nun 193/son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi ile fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi arasındaki ilişki, görev ilişkisidir. Somut olayda davacı vekili, 19.06.2001 tarihli karar kesinleşmeden önce 19.06.2001 ve 15.12.2002 havale tarihli tahrik dilekçeleri ile dosyanın, kararı temyiz edilen mahkemeye gönderilmesini istemiştir. Görevsizlik kararı kesinleşmeden önce tahrik dilekçesinin verilmesi mümkündür. Bu itibarla, gönderen mahkemenin verdiği 16.06.2001 tarihli kararın kesinleştirilmesi sonrasında taraflarca yeni bir tahrik dilekçesi verilmesine gerek bulunmadığı gözetilerek, dava dosyasının usulüne uygun surette kendisine intikal ettirildiğinin kabulü ile davaya bakılması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy