(818 S. K. m. 42, 43, 105)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 21.04.2004 tarih ve 2003/104-2004/253 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, asıl davada, müvekkillerinin davalı kooperatifin ortakları olduğunu, müvekkillerine konut tahsis edilmemesi üzerine açılan davada müvekkilleri lehine tazminata hükmedildiğini ve icra kanalıyla bu tutarların tahsil edildiğini, ancak davalının zamanında ödeme yapmaması nedeniyle müvekkillerinin munzam zararlarının doğduğunu ve her davacı için 6.000.000.000.TL. olmak üzere 24.000.000.000.TL.nin tahsili için girişilen takibin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, davacıların munzam zararlarının tespiti ile takibe yapılan itirazın iptaline ve %40 tazminata karar verilmesini istemiş, birleşen davada ise, mahkemece kooperatifin ihyası hususunda mehil verildiği belirtilerek, kooperatifin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kooperatif tasfiye memurları kendilerinin bu sıfatları bulunmadığını, kooperatifin sicilden terkin edildiğini, zamanaşımı süresinin dolduğunu ve daha önce munzam zarar talebinin reddine karar verildiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüyle kooperatifin ihyasına, takibe yapılan itirazın iptaline, icra inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin olarak verilen karar, davalı kooperatif ve tasfiye memurları sıfatıyla tebligat yapılan Bekir Özgirgin ve Ali Özzeybek vekillerinin temyizi üzerine davalı yararına bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak alınan bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı temsilcilerinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, B.K.'nun 105 nci maddesine dayalı munzam zararın tahsiline ilişkindir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak, bilirkişi raporu alınmış ise de bozmanın gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Bozma ilamının son bölümünde, ülkenin ekonomik durumu, enflasyonun etkisi üzerinde durularak, sonuçta her somut olayın özelliği dikkate alınarak, BK.nun 42 ve 43 ncü maddesi hükümlerine göre, mahkemece değerlendirme yapılması gerektiği belirtilmiş olup, mahkemece bu bozma nedeni üzerinde durulmamış ve bu husus değerlendirilip, tartışılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, bilirkişi raporu ile belirlenen tazminat miktarından, mahkemenin görevleri cümlesinden olarak, BK.nun 42 ve 43 ncü maddesi hükmü çerçevesinde tazminat miktarının değerlendirilmesi ve tartışılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı temsilcilerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bu davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy