(1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ayaş Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.04.2003 tarih ve 2002/158 - 2003/28 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, dava dışı Çalışır Pres Ltd. Şti.nin davalı Banka vasıtasıyla Hazine kaynaklı 4.800.000.000.-lira tutarında işletme kredisi kullandığını, bu kredinin fon kaynaklı Kobi kredisi olup yatırım teşvik belgesi kapsamında olduğunu, Ayaş ilçesi, Ovabağı mevkii, 161 ada 3 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde 7.920.000.000. -lira ile sınırlı ipoteğin kredi alım tarihindeki maliki olan Saadet Çalışır tarafından anılan şirket için tesis edildiğini, işletme kredisinin kredi kullanımından 1 yıl sonra faizi ile borçlu şirket tarafından ödendiğini, işletme kredisi nedeniyle tesis edilen ipoteğin ödeme nedeni ile terkinini bekleyen müvekkilinin ihtarnamelerden de sonuç alamadığını, davalının işlevinin aracılıktan öte olmadığını, davalı Bankanın kendisi ile aracılık harici bir ilgisi olmayan kredi nedeniyle, usulen lehine verilen ipoteğin terkin etmeyerek görevini kötüye kullandığını ileri sürerek, taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkinine talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava dışı anılan şirketin müvekkili banka şubesi kanalı ile Fon kaynaklı Kobi kredisi kullandığını, bu kredi karşılığında kredi alım tarihinde Saadet Çalışlar adına tescilli dava konusu taşınmaz üzerinde Kredi Garanti Fonu A.Ş. lehine 3 ncü derecede 20.000.000.000.-liralık ipotek tesis edildiğini, diğer taraftan söz konusu şirketin müvekkili banka şubesinden doğrudan çeşitli krediler kullandığını, kullandırılan bu krediler karşılığı şirketten çeşitli ipotek ve teminatlar alındığını, bunlardan bir tanesinin de dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine tesis edilen 10.07.1997 tarihli 2 nci dereceden 7.920.000.000.-liralık ipotek olduğunu, sözü edilen şirketin toplam 70.000.000.000.-liralık teminat mektubu kredisinin açık olduğunu, fekki istenen ipoteğin şirketin kullandığı diğer kredilerinde teminatını teşkil ettiğini, satış aşamasında ipoteğin fekkinin istenemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, davaya konu 7.920.000.000.-lira bedelli üst sınır ipoteğinin ana borç ve faizleri ile birlikte ödendiğinin davacı tarafça ibraz edilen makbuzlar ile ispat edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-) Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olmasına rağmen, kabul edilmiş gibi davacı aleyhine nisbi harca hükmedilmiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK'nun 438/7 nci maddesi uyarınca düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle, temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının ikinci paragrafındaki peşin alınan harcın mahsubu ile bakiye 320.760.000.-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına cümlesinin hükümden çıkartılarak yerine, peşin alınan harçtan 7.880.000.-TL maktu red harcının mahsubu ile bakiye miktarın davacıya iadesine cümlesinin konulmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy