(818 S. K. m. 41, 61, 266, 414)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.06.2003 tarih ve 2002/352 - 2003/304 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait işyerinin davalılara kiralandığını, sözleşmeye göre işyerinin pencere ve elektrik anahtarlarının binada bırakılacağı kararlaştırıldığı halde tahliye sırasında davalılarca sökülüp götürüldüğünü ileri sürerek, zarar toplamı 2.410.000.000.-TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, kira sözleşmesinin 2001 yılında dava dışı Ziynep Adalı ile yenilendiğini, yeni sözleşmede anılan hükümlerin bulunmadığını ve anılan parçaların davalıların kız kardeşi olan Ziynep tarafından yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, yinelenen sözleşmede anılan hükümler bulunmadığı ve götürülen eşyanın davalıların kardeşi Ziynep'in yaptırdığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiştir.
1- Dava, işyeri kirası sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan İbrahim Adalı, davacının dayandığı kira sözleşmesinde kefil olup, bu sözleşmede kefilin sorumluluğu, ödenmeyen kira bakımından söz konusu olacağından, bu davalı bakımından davanın reddi doğru olup, davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının reddi ile hükmün, bu davalı bakımından onanması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin, diğer davalıya yönelik temyizine gelince, dosyada bulunan dava dışı Ziynep Adalı ile davacı arasında yapılan yazılı sözleşmede, kiralanan yerin, dava konusu yerden farklı olarak, 27 numaralı yer olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durumda, bunun aksini ileri sürmek ve bu sözleşmede, daha önce davalılara asil ve kefil olarak kiralanan dava konusu yerin, daha sonra Ziynep Adalı'ya kiralandığı ve numaranın sözleşmeye yanlışlıkla 27 yazıldığının kabulü mümkün değildir. Zira, yapılan keşiflerde davanın tarafları arasındaki sözleşmeye konu yerin 27 numaralı yer olmadığında çekişme yoktur.
Bu durumda, taraflar arasında geçerli olan yazılı sözleşmede, kira sözleşmesinin bitiminde, işyerinde yapılan pencere çerçevesi ve diğer malzemelerin sökülmeyeceği hüküm altına alındığından ve BK.nun 266 ncı maddesi hükmüne göre, kira sözleşmesinin sona ermesinden sonra, kiracı kiralananı teslim borcunu yerine getirirken, yalnızca kiralananın mütemmim cüzü ve teferruatı haline gelmemiş bulunan sökülebilir tesisatı alıp götürebileceğinden, anılan niteliği kazanan şeyler hakkında ise kiracının bu şeyleri zarar verecek şekilde söküp götürmesi mümkün olamayacağından, yazılı gerekçelerle davanın reddi doğru değildir.
Bu durumda davalı kiracı, ancak sözleşmenin sona ermesinden sonra, BK.nun 414 ncü maddesi hükmüne göre gerçek olmayan vekaletsiz iş görme ya da BK.nun 61 nci maddesi hükmüne göre sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tazminat talep edebilecektir.
Öte yandan, sözleşmenin tarafı olarak kabul edilsin ya da edilmesin, davalı kiracının eylemi bir haksız eylem nitelinde olduğundan, bu davalının BK.nun 41 nci ve devamı maddeleri kapsamında sorumluluğu da söz konusudur.
O halde, davalılardan Serhat'ın yazılı sözleşme gereği, davalı kiracının kiralananı teslim borcu ve haksız eylem sorumluluğu kapsamında, zararın giderilmesinden sorumlu olduğu dikkate alınarak, buna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin davalı İbrahim'e yönelik temyiz itirazlarının reddi ile bu davalı bakımından, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı kiracı Serhat'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı Serhat bakımından, davacı yaranına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy