(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 2, 20)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Samsun 2.Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.10.2003 tarih ve 2003/398-2003/1140 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Nuri A tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Dava kasko sigortasına dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu ışığında 288.000.000.-TL hasar bedelinin ödeme tarihinden işleyecek reeskont faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Nuri A temyiz etmiştir.
Motorlu aracın işleteni olarak, öncelikle motorlu aracın malikinin anlaşılması gerekir. KTK.nun 2 nci maddesinde araç sahibi, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi olarak tanımlanmıştır. Araç üzerindeki mülkiyetse KTK.nun 20 nci maddesi uyarınca noterlikçe düzenlenen satış sözleşmesi ve araç üzerindeki zilyetliğin devri ile başkasına geçer. İşlemin trafik siciline aksettirilmesi araç sahipliğinin değişmesi için zorunlu koşul değildir.
Dolayısıyla trafik sicilindeki kayıt, araç sahipliğine karine teşkil etmekteyse de her zaman gerçek maliki göstermeyebilir. Kaldı ki anılan maddenin ( d )bendinde noter kanalı ile yapılan satış işleminden sonra tescil işlemi yaptırılmamış olsa bile bu süre içerisinde araçta veya taşınan yükte meydana gelecek zararlardan aracın yeni sahibinin sorumlu olacağı da hükme bağlanmıştır. Somut olayda araç maliki sıfatı ile hasım gösterilen Nuri A 19.10.2002 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan 55 FK 7.. plakalı aracını, kazadan önceki bir tarihte noterlikçe düzenlenen satış sözleşmesi ile devretmiştir. O halde davalı Nuri A'ın bu tarih itibariyle işleten sıfatının kalkmış olduğu kabul edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi uygun görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı Nuri A'ın temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy