(1086 S. K. m. 275) (Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Polatlı Asliye 1.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.01.2004 tarih ve 2002/331 - 2004/61 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kooperatifinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'ndan aldığı toplam (261.891.000.000.-) TL krediyi davalı bankanın Polatlı Şubesi'ne bir aylık vadeli mevduat hesabına yatırdığını, tahakkuk eden faiz miktarının bir süre müvekkili hesabına alacak olarak kaydedildiği halde daha sonra bu konuda yasal engel olduğu gerekçesiyle bu faizlere el konulduğunu, davalının bu davranışıyla aralarındaki sözleşmeye aykırı davranarak müvekkilini zor duruma düşürdüğünü ileri sürerek, tahakkuk eden faiz tutarı olarak şimdilik (8.831.026.540.-) TL.nın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 26.07.2001 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan Tarımsal Amaçlı Kooperatiflere Kullandırılacak Kredilere İlişkin Yönetmelik hükümlerinin, davacı kooperatifin vadeli hesap açmasını engellediğini, müvekkilce yapılan yanlışlığın anlaşılması üzerine tahakkuk ettirilen faizlerin geri alınarak hesabın vadesiz hale getirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, anılan yönetmeliğin yasa gücünde olmadığına göre hak ehliyetine sahip olan tarafların arasında yapılan sözleşmeyi engellemeyeceği, davacının davalı banka nezdinde vadeli hesap açma talebinde bulunduğu ve davalının da bu talebi kabul ettiği, hesabın açıldığı ve faiz tahakkuku dahi yapıldığı, davalının faiz ödemesi yapmadığına göre tahakkuk ettirdiği faiz nedeniyle (1.528.156.675.-) TL fon ve vergi kesintisi yapmasının doğru bulunmadığı, davacının davasını ıslah ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne, (10.359.183.215.-) TL.nın reeskont türünden temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Davalı banka tarafından, 26.07.2001 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan anılan yönetmelik hükümlerine göre ve Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile T.C. Ziraat Bankası arasında imzalanan protokol hükümleri uyarınca, tarımsal amaçlı kooperatiflere bütçe kaynaklarından kullandırılan kredilerin vadeli hesaplara aktarılmasının mümkün olmadığı, ancak Maliye Bakanlığı tarafından, sadece Milli Güvenli Kurulu'na uygulanması öngörülen kooperatif yatırımlarında kullanılacak kredilere ilişkin ödemelerle, yılın son aylarında tahsis edilen ek ödemelerden verilen ancak gerekli prosedürün tamamlanmasına yeterli süre bulunmayan kredilerle sınırlı kalmak koşuluyla vadesiz hesaplara intikal eden kredilerin vadeli hesaplara aktarılmasında bir sakınca olmadığının bildirildiği, bu konuda bankalarınca 6305 sayılı Genel Mektup yayınlandığı, bu nitelikteki kredilerin dışında vadesiz hesaplara intikal eden kredilerin vadeli hesaplara aktarılmasının mümkün olmadığı savunulmuştur. Davacı kooperatifçe imzalanan taahhüt ve borçlanma sözleşmesinde de, bu krediyi yönetmelik, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile T.C. Ziraat Bankası arasında imzalanan protokol ve bu konuda Bakanlık ve Banka'ca hazırlanan uygulama esasları dahilinde kullanmayı, davacı kooperatifin taahhüt ettiği anlaşılmaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi ise, bu konuda görüş bildirmeye yeterli değildir. O halde mahkemece, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile T.C. Ziraat Bankası arasında imzalandığı belirtilen protokol ile 6305 sayılı Genel Mektup da getirtilerek, anılan yönetmelik ile Bakanlık ve Banka'ca hazırlanan uygulama esasları dahilinde bankacılık konusunda uzman bir bilirkişi aracılığıyla inceleme yaptırılarak davalı bankanın tüm savunmaları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı banka yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy