(556 S. KHK. m. 12, 13 )
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Fikir ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12.05.2004 tarih ve 2004/116-2004/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik taralından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin münhasıran satış hakkına sahip olduğu R... markası ve logoları için yetkili satıcılık sözleşmesi yaparak imtiyaz, davalının Rekabet Kurumu'nun motorlu araç dağıtım ve servis anlaşmalarına ilişkin grup muafiyeti tebliğine aykırı olarak kampanya düzenlediğini, yetkili satıcı imajı yaratarak haksız rekabet yaptığını ileri sürerek, marka hakkına tecavüzün önlenmesini, durdurulmasını, davalının satışı nedeniyle yoksun kalınan kazanç kaybı olarak şimdilik 500.000.000 lira maddi, 500.000.000 lira manevi tazminatın tahsilini, hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve toplanan kanıtlara göre, davalının pek çok marka otomobil için satış kampanyası düzenlediği, davacıdan ve yetkili bayilerinden satın alınarak bu araçları yeniden sattığı, bu durumda 556 sayılı KHK. nin 13 üncü madde hükmü uyarınca marka hakkının tükendiği bu marka araçlar için yetkili bayi imajı vermediği, KHK. nin 12 nci madde hükmü uyarınca dürüstçe kullanım sergilediği, tüketiciyi yanıltmadığı, markaya tecavüz
etmediği ve haksız rekabette bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemece, davalının davacıdan ve yetkili bayilerinden satın aldığı araçları yeniden sattığı, bu durumda 556 sayılı KHK. nin 13 üncü maddi hükmü uyarınca marka hakkının tükendiği gerekçesi ilke olarak doğru ise de, somut olaya uymamaktadır.
Zira, davalı dahi böyle bir savunmaya dayanmamakta, davacı ve bayilerinden alıcı adına satın almak suretiyle araç temin ettiğini, aracı olarak davranıp bunun karşılığında alıcıdan komisyon aldıklarını savunmaktadır. Bu itibarla, mahkemece, yazılı gerekçeye dayanılması doğru olmamıştır.
Öte yandan, davalı, gerekçede de belirtildiği üzere, pek çok marka otomobil için satış kampanyası düzenlemekte, davacının münhasır satış hakkına sahip olduğu marka araçları bu ilanlarda öne çıkarmamaktadır. Esasen, pek çok marka aracın aynı seviyede kampanyası düzenlenmiş olup, aksi halin kabulü, pek çok marka araç için de aynı anda yetkili bayi imajı verilmesi sonucunu da beraberinde getireceğinden, böyle bir imaj verme olgusunun, ticari kapasite ve hayatın olağan akışı karşısında gerçekleşmesi fiilen mümkün de değildir. Tüketiciler nezdinde bu seviyede bir imaj doğması olanak dışı olup, tüketicilerin bu tarz yanılmasının mümkün olmadığının kabulü gerekir.
Mahkemece, bu gerekçe ile ve markanın tüketilmesi gerekçesi dışında kalan diğer yazılı doğru gerekçeler ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, belirtilen eksik ve bir bölüm yanlış gerekçe ile de aynı sonuca ulaşılması isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün onanması gerekmiştir.
Sonuç. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy