(6762 S. K. m. 334, 335, 348, 381)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.03.2004 tarih ve 2002/1067-2004/186 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, davalı şirketin 28.6.2002 tarihli genel kurulunda hiçbir bilgi ve açıklama içermeyen idare meclisi faaliyet raporu ve denetçi raporunun onaylanmasına, 2001 yılı karından sadece ana mukavelenin emri gereğince %10 birinci temettü ile %10 kurucu paylarının dağıtılmasına, ortaklara dağıtılabilir bakiye 4 trilyon 346 milyar liranın fevkalade yedek akçeye ayrılmasına, hiçbir konuyu gereği gibi incelememiş bulunan özel denetçi raporunun onaylanmasına ve TTK'nun 334, 335. maddeleri kapsamında yönetim kurulu üyeleri ile yapılan ticari işlemlerin onaylanmasına ilişkin kararlar alındığını, bu kararların yasaya, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek alınan bu kararların iptali ile bu kararlarla onaylanan TTK'nun 348.maddesine dayalı özel denetçi raporunun yeniden özel denetçilere inceletilmesine, yönetim kurulu üyeleri ile denetçilerin davalı şirketle yaptıkları TTK'nun 334.maddesi kapsamındaki ticari işlemlerin ayrıntılarının tespiti ile batıl olduklarına, TTK'nun 335.maddesi kapsamındaki muamelelerin şirket namına yapılmış addedilmesine ve 3.şahıslar hesabına akdolunan mukavelelerden doğan menfaatlerin şirkete aidiyetine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, hisselerini büyük ortaklara yüksek bedelle satabilmek amacıyla davacıların birçok temelsiz taciz davaları açtıklarını, TTK'nun 334 ve 335.maddelerine göre ancak şirketin dava açabileceğini, iptal davası ile delil tespiti talebi arasında irtibat bulunmaması sebebiyle bu talebin reddinin gerektiğini, anonim şirketlerde delil tespiti talebinin mesmu olmadığını, davacılardan Pervin Yücel ve Numan Cavit Yücel'in genel kurulda alınan kararlara karşı muhalefet şerhlerini tutanağa geçirtmediklerinden dava açma haklarının olmadığını, şirket ana sözleşmesinin 14.maddesi ile idare meclisi azalarına TTK'nun 334 ve 335.maddeleri kapsamındaki işleri yapabilmeleri konusunda izin ve yetki verildiğinden genel kurulda bu konuda alınan kararın teyit niteliğinde olduğunu, denetim kurulu raporunun usulüne uygun ve bakiye karın ihtiyata ayrılmasının tamamen şirket yararına olduğunu, özel denetçi raporunun toplantıdan 15 gün önce ortakların incelemesine sunulduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar vekili, rekabet yasağına uymayan işlerin tespiti ve iptal davalarının birlikte görülemeyeceğini, eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılamayacağını, şirket ana sözleşmesinin rekabet yasağını kaldırdığını, genel kurulda bu konuda alınan kararın teyit niteliğinde olduğunu, anonim şirketlerde ortakların genel kurul kararı olmadan defterleri inceleyemeyeceğini, dolayısıyla bulunmayan bu hakkı tespit yoluyla sağlayamayacaklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre, genel kurul kararlarının aleyhinde oy kullanmanın dava açmak için yeterli olmadığı, çekimser oy veren pay sahiplerinin de dava açamayacakları, gündemin 3.maddesinde 2001 yılı bilanço kar-zarar hesaplarının oy çokluğu ile ibra edildiği, gündemin diğer maddeleri için Nermin Yücel dışındaki davacılar muhalefet şerhlerini tutanağa geçirtmediklerinden iptal davası açamayacakları, idare meclisi azaları ve denetçi seçimine ilişkin gündemin 5.ve 6. maddelerinin iptalini gerektirir TTK'nun 381.madde hükmünde yerini bulan mücbir sebep belirlenemediği, gündemin 7.maddesinde yer alan TTK'nun 334 ve 335. maddeleri kapsamına giren muamelelere onay verilmesine dair kararın aksini kanıtlayacak işlem ve belgelerin olmadığı, sadece iddiadan ibaret kalan açıklamaların ispat edilemediği, gündemin 8.maddesine davacı Nermin Yücel'in muhalefetinin kar payının dağıtımı oranı yönünde olduğu, doğan ihtiyaç nedeniyle 29.11.2002 tarihli genel kurulda karın sermayeye ilave edildiği, davacının aynı genel kurulda sermaye artırımına olumlu oy kullandığı, kar dağıtım oranını belirleyen karar ile sermaye artırımı kararı birbirine bağlı olduğundan ve aynı amaç için alındığından sermaye artırımına olumlu oy kullanan davacının kar payı dağıtımına ilişkin kararın iptalini istemesinin çelişkili olması nedeniyle kanun tarafından himaye görmeyeceği, bu nedenle bilirkişi raporunun sonuç kısmındaki daha fazla kar payı dağıtılabilir ifadesine itibar edilmediği, özel denetçi raporu ile ilgili talebin ise ortakların incelemesi açısından geçen süre ve olumsuz davranış biçimini şekillendirecek somut bir olayın varlığının belirlenememesi nedeniyle kabul görmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy