(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 1281, 1299)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Serik Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.06.2003 tarih ve 2002/349-2003/481 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait ve davalı şirkete kasko sigortalı aracın uğradığı hasar bedelinin, usulüne uygun müracaata rağmen davalı şirketçe ödenmediğini, bu hususta girişilen icra takibinin davalının haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra-inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kazanın davacının aldığı alkolün etkisiyle meydana geldiğini, bu nedenle tazminat talebinin teminat haricinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazanın münhasıran davacının aldığı alkolün etkisi ile meydana gelmediği, toplam hasarın ( 3.521.213.875.- )TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağda asıl alacağa yönelik itirazın iptaline ve takibin devamına, icra-inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve davacı sigorta ettirenin özel olarak yaptırdığı ekspertiz incelemesi giderini davalı sigortacıdan talep etmesinin mümkün bulunmamasına ve 22.03.1976 gün ve 1/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da ifade edildiği üzere, delil tespiti masraflarının ikinci ve asıl davada yargılama giderleri kısmında gösterilmesinin bir zorunluluk olup müddeabihe ve faiz yürütülecek meblağa dahil edilmesinin mümkün bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak davacı, ( 35.400.000.- )TL kurtarıcı ücreti ödemiş ve bu ödemeye ilişkin faturayı da dosyaya sunmuştur. İcra takip talebinde bu meblağı asıl alacak kısmında gösterdiği halde, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen hasar bedeline bu meblağın ilave edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
3- Ayrıca mahkemece, davalı vekili yararına reddedilen miktar ( 842.359.225.- )TL üzerinden ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.nin 12 nci maddesi uyarınca ( 100.000.000.- )TL vekalet ücretine hükmedilebilecekken, yazılı şekilde ( 297.419.475.- )TL.na hükmedilmesi dahi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy