(6762 S. K. m. 4, 1051, 1066, 1114, 1361)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.03.2004 tarih ve 2003/1033-2004/237 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2005 gününde davalı avukatı Mustafa Uslu gelip, davacı vekili tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A. O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin taşıma rizikolarına karşı sigorta örtüsü altına aldığı sigortalıya ait rulo kağıt emteasının davalı yanca taşındığını, tahliye sırasında emteanın hasarlanması nedeniyle sigortalıya zararının ödendiğini ileri sürerek, TTK.nun 1361 maddesi gereğince 1.715.000.000 TL.nın ödeme tarihinden itibaren reeskont oranı üzerinden faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, hasarın tahliyeyi yapan forklif ataşmanların koruyucu kılıfının olmamasından kaynaklandığını ve kara ayağında oluşan zarardan müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığı TTK.nun 1066 ncı maddesine uygun hasar ihbarı yapmadığını, sovtaİ değerinin düşülmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuksal ilişkilerde konişmentonun kayıtlarının esas alınacağı, taşınan mallara ilişkin taşıyan tarafından TTK.nun 1114 ncü maddesinde yazılı olduğu gibi emteanın temiz ve sağlam alındığına ilişkin karine oluştuğu, TTK.nun 1051 nci maddesi gereğince aksine sözleşme yoksa yükün gemiden çıkarılması yükümlülüğünün taşıyana ait olduğu, konişmentoda boşaltmaya ilişkin kayıt da bulunmadığı, bu durumda boşaltma işlemi ile yükümlü olan taşıyıcının, bu esnada oluşan zarardan da sorumlu bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 ncü maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlık 6762 sayılı TTK.nun Deniz Ticareti başlıklı 4 ncü kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL. duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy