(6762 S. K. m. 4, 1222, 1223, 1224, 1225, 1226, 1227, 1228, 1229, 1230, 1231, 1232)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Üsküdar Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28.04.2004 tarih ve 2002/324-2004/216 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 28.06.2005 günde davacı avukatı N.K. ile davalılardan Hilda Gemisi Donatanı Hilda Denizcilik ve Tic. A.Ş. avukatı G.G. ve İ.O. (Okan Gemi Acentası) avukatı O.B. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi A.O. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı donatana ait geminin Ordu/Vona hattında arızalanması üzerine diğer davalı gemi acentasının talebi üzerine M/T Hilda gemisinin Perşembe limanına çekildiğini, geminin fiili durumu görülmeden yardım ücreti karşılığında bağlayıcı bir ücret verilemeyeceği belirtilmesi üzerine davalı acenta ile anlaşılıp, müvekkiline ait M/V Mithat Ereğli gemisinin olay yerine gönderildiğini ve davalılarla anlaşma sağlanamaması halinde mağdur olmamak amacıyla taahhütname alındığını kurtaran geminin olay yerine varıp, durumu tespit ettikten sonra davalı donatanın gemisinin 18.000 USD.'na çekilebileceğinin acentaya bildirildiğini ve muvafakati alınarak herhangi bir yazılı anlaşma yapılmaksızın geminin Perşembe limanına çekildiğini ve durumun her iki gemi kaptanı tarafından tutanakla tespit edildiğini, acentanın kurtarma ücreti olarak 8.880 USD ödediğini, bakiye ücret için girişilen icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hilda Den. A.Ş. vekili, geminin çekilmesinin davalı acentadan istendiğini, davacı ile herhangi bir hukuki ilişki ve görüşmelerinin olmadığını, yapılan iş karşılığı da acentaya 28.000 USD.'nin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı M.O. vekili, müvekkilinin acenta sıfatıyla hareket ettiğini, kendisine doğrudan dava açılamayacağını, davacı ile diğer davalının acentası sıfatıyla Hilda gemisinin Perşembe limanına 9.100 USD bedel karşılığı çekilmesi için sözlü anlaşma yapıldığını, olayın kurtarma/yardım niteliğinde olmadığını, aksi olsaydı davacının TTK'nun 1232'nci maddesi gereğince kurtarma/yardımdan söz edilebilmesi için geminin deniz tehlikesi altında olması ve gemi adamlarının idaresinden çıkmış bulunması gerektiğini, Hilda gemisinin sadece motor arızası bulunduğunu ve davacı gemisi gelince motorların durdurulduğu, o halde TTK'nun 1222'nci maddesinde sözü edilen kurtarma/yardım durumunun söz konusu olmayıp, çekme işlemi gerçekleştirildiği bu iş için de 4 saat zaman harcandığını, geminin günlük boş kirasının 1.000 USD olduğu ve 1.500 USD yakıt harcadığı gözetildiğinde 9.100 USD.'lik anlaşmanın cüzi olmadığının anlaşılması gerektiğini, müvekkilinin aynı zamanda davacının da acentası olması nedeniyle komisyonunu keserek davacıya 8.880 USD ödediğini, Hilda gemisi donatanından 28.000 USD alınmadığını savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, 01.12.2001 tarihli kaptanların imzasını taşıyan tutanak ile davalı donatana ait Hilda gemisinin yardımına davacıya ait geminin geldiği ve gemiyi yedekleyerek Perşembe limanına çektiği, davalı donatanın acentası olan Okan Gemi Acentalığı'nın 31.11.2001 tarihli faks iletisi ile M/T Hilda gemisini 28.000 USD bedelli M/V Mithat Ereğli gemisinin yedekleyeceğini bildirdiği, böylece davacıya ait geminin davalı donatana ait gemiye yardım hizmeti verdiği, bu hizmet karşılığında davalı acentanın davacıya 8.880 USD ödediği davacının yaptığı hizmetin TTK'nun 1222-1231'nci maddelerinde belirtilen kurtarma/yardım faaliyeti olduğu ve TTK'nun 1225'nci maddesi gereğince arada yazılı bir anlaşma bulunmadığından halin icabı ile adalet ve hakkaniyet ölçülerinde ödenmesi gereken ücretin 24.000 USD olduğu, ancak, davacının talebinin 18.000 USD+KDV ile sınırlandırıldığı, 8.880 USD.'nin tahsil edildiği, KDV konusunda fatura ve belge ibraz edilmediği, bakiye ücretin 9.120 USD olup, takip tarihi itibariyle 11.924.974.560.-TL.'na ulaştığı, işlemiş faiz hesabı ile takipte istenen alacağın 12.199.412.330.-TL olduğu gerekçesiyle asıl alacak tutarına takip tarihinden sonra ticari (4489 sayılı yasaya uyarınca avans oranına göre) temerrüt faizi yürütülmek üzere 12.999.412.330.-TL.'na vaki itirazın iptaline karar verilmiştir.
1- 28.04.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5136 sayılı Kanun ile 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4'ncü maddesine eklenen fıkra uyarınca iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü ile Adalet Bakanlığı'nca, bu Kanunun Dördüncü Kitabında yer alan deniz ticaretine ilişkin ihtilaflara bakmak ve asliye derecesinde olmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemeleri kurulur. Bu mahkemelerin yargı çevresi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenir. değinilen Yasa ile ihdas edilen bu düzenleme doğrultusunda 19.07.2004 tarihli olur'la İstanbul'da kurulan Denizcilik İhtisas Mahkemesi Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 20.07.2004 gün ve 370 sayılı kararı ile faaliyete geçirilmiş olup, yargı alanı İstanbul ili mülki sınırları olarak belirlenmiştir.
Somut uyuşmazlık 6762 sayılı TTK'nun Deniz Ticareti başlıklı 4'ncü kitabında düzenlenen hükümler gözetilerek çözümleneceğinden davanın görülüp sonuçlandırılması Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin görevine girmektedir. Görev hususu yargılamanın her aşamasında kendiliğinden göz önünde tutulacağından mahkemece görevsizlik kararı verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, takdir edilen 400.00 YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy