(2918 S. K. m. 99) (Kara Taşıtları Kasko Sigortası Genel Şartları B.3)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.02.2004 tarih ve 2002/727-2004/52 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Muktedir Lale tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı sigorta şirketine 95.350.000.000-lira sigorta bedelli olarak kasko sigortası ile sigortalı olduğunu, 02.05.2002 tarihinde aracın kaza pert olacak şekilde hasarlandığını, poliçe hükümleri gereğince Tüfe oranlarına göre artırılarak bedelin 112.000.000.000-liraya ulaşmasına rağmen toplamda 85.000.000.000-lira ödeme yapıldığını, aracın rayiç değerinin 67.000/68.000-EURO olup, sigorta bedelinin eksik ödendiğini ileri sürerek, ödenmeyen 22.500.000.000-liranın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kaza tarihi itibariyle aracın piyasa değerinin 68.000/70.000-EURO olduğunun tespit edildiğini, aracın pert-total satış fiyatının 50.200.000.000-lira olarak belirlendiğini, hasar tarihi olan 02.05.2002 tarihi itibariyle EURO'nun satış kurunun 1.240.000-lira, alış kurunun ise 1.200.000-lira olduğunu, Kasko Sigortası Genel Şartlarının 3.3.1.2.madde hükmünce aracın tam ziyaa uğraması halinde sigortacının azami sorumluluk haddini geçmemek üzere hasar anındaki sigorta değerinin ödeneceğinin öngörüldüğünü, aracın kaza tarihi itibariyle değerinin 70.000-EURO kabul edildiğini, davacının eksiksiz olarak zararının tazmin edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar doğrultusunda, kaza tarihinde aracın piyasa değerinin 85.000.000.000-lira olarak belirlendiği, davacının buna ilişkin bir itirazının olmadığı, aracın kaza tarihi itibariyle piyasa fiyatının sigorta bedelinden daha düşük tespit edildiği, Tüfe artışından yararlanmayacağı, davalının yükümlülüğünü yerine getirdiği, ihbardan 77 gün sonra yapılan ödeme süresinin makul bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve esasen, dava konusu olayda, ödeme süresine ilişkin bir istemin de söz konusu olmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL. temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy