(1163 S. K. m. 16)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 2.Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09.06.2004 tarih ve 2003/11-2004/296 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı kooperatif vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalı kooperatif ortağı bulunan müvekkilinin aidat borçlarını ödemediği gerekçesiyle ortaklıktan ihraç edildiğini, ihraç kararının iptali için açılan davanın 20.02.2002 tarihli kararla reddedilerek müvekkilinin ortaklık sıfatının sona erdiğini ileri sürerek, toplam (1.158.000.000.) TL tutarındaki aidatların, ödendikleri tarihlerden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının haklarının ayrıldığı 2002 yılı bilançosu henüz oluşturulmadığından muaccel bir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 15.10.1998 tarihli kooperatif yönetim kurulu kararıyla ortaklıktan çıkarıldığı, bu ihraç kararının davacıya 22.10.1998 tarihinde tebliğ edildiği, davacının ihraç kararının iptali için açtığı davanın 01.11.2000 kararla reddedildiği, bu kararın temyiz edilmekle bozulduğu ve yine davanın reddine karar verilip temyiz edilmeyerek kesinleştiği, davacının bu konuda dava açmasının kendi aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği ve davalının 15.10.1998 tarihli ihraç tarihinden sonraki ilk genel kurul tarihinden bir ay sonrası olan 30.03.1999 tarihinde temerrüde düştüğü, talep edebilecek meblağın (678.960.000.) TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağın 30.03.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından çıkarılan ortağın yatırdığı aidatların iadesi istemine ilişkindir. Kooperatif ortaklığı devam eden ortak, kooperatife yatırmış olduğu aidatları geri isteyemez. Ortak ancak, ortaklıktan ayrılmış veya çıkarılmış ve bu işlemler kesinleşmişse, aidatlarını yasa ve anasözleşmede öngörüldüğü şekilde geri isteyebilir. Öte yandan, ortaklıktan çıkarılan ortakların, haklarında alınan bu ihraç kararı kesinleşinceye kadar, ortaklıktan kaynaklanan hak ve yükümlülükleri devam eder.
Somut olayda ise davacı 15.10.1998 tarihli yönetim kurulu kararıyla davalı kooperatif ortaklığından ihraç edilmiş, davacı tarafından bu ihraç kararının iptali için dava açılmış, mahkemece bu davanın davacı aleyhine sonuç doğurmaması gerektiği düşüncesiyle ihraç kararı tarihi itibariyle, yazılı şekilde temerrüt tarihi tespit edilmiştir. Oysa yukarıda açıklandığı üzere, davacının hakkındaki ihraç kararı kesinleşmeden aidatlarının iadesi talebinde bulunması mümkün olmadığından davalı kooperatif açısından temerrüt tarihinin, ihraç kararının kesinleşmesi tarihi dikkate alınarak tespit edilmesi gerekir. Bu durum karşısında mahkemece, davacı tarafından açılan ihraç kararının iptaliyle ilgili dava dosyası getirtilerek, davanın hangi nedenle reddedildiği de gözetilerek (zira Kooperatifler Kanunu'nun 16 ncı maddesinde belirtilen üç aylık hak düşürücü sürenin geçirilmesi nedeniyle reddedilmişse ihraç kararının kesinleşme tarihi, yönetim kurulu karar tarihine göre hesap edilecektir.), ihraç kararının kesinleşme tarihinin tespit edilmesi ve temerrüt tarihinin bu tarihten sonraki genel kurul tarihine göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı kooperatif yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy