(1163 S. K. m. 98) (1086 S. K. m. 39, 40) (6762 S. K. m. 341)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kırklareli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 08.04.2004 tarih ve 2003/971-2004/191 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 07.06.2005 günde taraf vekilleri tebligata rağmen gelmediğinden, tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi A. Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının kooperatife ait paraları zimmetinde tutması nedeniyle oluşan borcu ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptalini ve %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Davacı kooperatifçe, davalı yönetim kurulu üyesinin kooperatifin zararına neden olduğu ileri sürülerek, bu zararın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali istenmiştir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 nci maddesi yollaması ile kooperatif yöneticileri hakkındaki sorumluluk davasında uygulanması gereken TTK. nun 341 nci maddesi gereğince, kooperatif yöneticileri aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için genel kuruldan bu konuda karar alınması ve davanın da denetçiler tarafından ikame edilmesi gerekmektedir. Dava şartına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gereken bir husustur. O halde mahkemece, TTK. nun 341 nci maddesinde öngörülen genel kurul kararının ikmali ve denetçilerden alınacak vekaletname ile davanın yürütülmesi amacıyla davacıya HUMK. nun 39 ncu ve 40 ncı maddeleri gereğince uygun bir süre verilmesi, eksiklikler giderildiği takdirde uyuşmazlığın esasına girilmesi gerekir iken, genel kurul kararı olmaksızın ve denetçilerden vekaletname alınmaksızın yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy