(4077 S. K. m. 3, 10, 23/1) (1086 S. K. m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 11.7.2003 tarih ve 2002/749-2003/426 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M.Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin esas borçlusu Ali Osman H olduğu Tüketici Kredi Sözleşmesinde dava dışı Mithat K ile birlikte kefil olduğunu, davalı bankanın yaptığı icra takibi sırasında asıl borçlunun borcunu kabul etmesine rağmen, bankanın alacağını asıl borçlu yerine kefillerden tahsil ettiğini, kefil olunan 1.380.416.000 TL.sının yarısından müvekkilinin sorumlu olmasına rağmen davacının alacağının tamamını tahsil ettiğini ileri sürerek, fazladan tahsil edilmiş olan 1.000.000.000 TL sının faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sabit görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, Tüketici Kredisi Sözleşmesine kefalet nedeniyle ödenen fazla bedelin istirdadı istemine ilişkindir. Davacı, kefili olduğu tüketici kredisinden dolayı davalının Tüketici yasasına da aykırı davranarak fazladan tahsilat yaptığını ileri sürmüş olmasına göre; tarafların sıfatına, uyuşmazlığın niteliğine ve uygulanması istenilen yasal hükümlere göre, bu davaya bakmak 4077 sayılı Tüketicilerin Korunması Hakkındaki Kanun'un 3, 10 ve 23/1 nci maddesi hükümleri karşısında, Tüketici Mahkemelerinin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. HUMK.'nun 1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. Buna göre, Ticaret Mahkemesi ile Tüketici Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bu nedenle, mahkemece dosyanın o yerdeki Tüketici yasasından kaynaklanan davalara bakmakla görevlendirilen mahkemede görülebilmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )numaralı bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, ( 2 )numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin esasa ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 7.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy