(1086 S. K. m. 1, 8) (6762 S. K. m. 4, 5)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İscehisar Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 09.02.2004 tarih ve 2003/52-2004/5 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürkan G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili ile davalı Ahmet Keskin'in dava dışı Ltd.Şti. ortağı olduklarını diğer davalı şirketin alımı sırasında müvekkilinin davalı Murat Keskin'e vekaletname verdiğini, bu vekaletnamenin kötüye kullanılarak sermaye artışına gidilmek suretiyle %40 olan payın %5'e indirildiğini, müvekkilinin bu şekilde bir niyeti ve talimatı olmadığını, davalıların kötüniyetli olduklarını ileri sürerek, hukuka aykırı ortaklar kararının iptali ile müvekkili hissesinin %40 olarak tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Ahmet ve Murat K. vekili, sermaye artırımının davacının verdiği 1995 tarihli vekaletnameye istinaden 1997 yılında yapıldığını, davacının talimatının tüm hissesinin devri olmasına rağmen şirketin infisah etmemesi için %5 hissenin bırakıldığını savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava ile de, bu %5 hissenin de Ahmet K.'e ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, vekaletnamenin kötüye kullanıldığına dair somut bir delil bulunmadığı, öncelikle vekaletnamenin hukuki varlığının geçersizliğinin ispat edilmesi gerektiği sonucuna varılarak, asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı-karşı davalı Eşref A. vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, ortaklar kurulu kararının iptali ile davacının şirketteki hissesinin %40 olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
H.U.M.K. nun 1/1.maddesine göre mahkemelerin görevi kanunla belirlenir. T.T.K.nun 4/1 maddesi uyarınca Ticaret Kanununda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan hukuk davaları, mutlak ticari dava sayılır. İlke olarak değeri H.U.M.K. nun 8/1.maddesinde gösterilen miktarı geçmeyen davalar, ticari dava niteliğinde olsalar bile T.T.K.nun 5/1 maddesi uyarınca Sulh Hukuk Mahkemesinde görülebilir.
Ancak somut olayda limited şirket ortaklar kurulu kararının iptali istemi malvarlığı hukukuna ilişkin bir dava kapsamında görülemeyeceğinden, davada görev hususunun parasal değere göre belirlenmesi de mümkün bulunmamaktadır. Buna göre, ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin davanın sulh hukuk mahkemesinde görüleceğine dair gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nda gerekse T.T.K.da açık bir düzenleme mevcut olmadığından, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi dışında kalan bütün ticari davaların Asliye Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Bu durumda, görev hususu yargılamanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkeme kararının BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmemesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy