(6762 S. K. m. 1300)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 6.6.2003 gün ve 2001/1472-2003/579 sayılı kararı bozan Daire'nin 20.4.2004 gün ve 2003/9737-2004/4271 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı müvekkiline ait aracın 26.05.2001 tarihinde çalındığını, davalıya yapılan başvuruya rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 8.205.000.000 TL.nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, poliçenin hırsızlık olayından sonra düzenlenmesi nedeniyle, sigorta sözleşmesinin hükümsüz olduğunu, geçerli olduğu kabul edilse bile, sorumluluklarının çalınan aracın çalındığı tarihteki piyasa rayiç bedelinden ibaret bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, aracın çalınması tarihinin sigorta poliçesinin düzenlenmesi tarihinden önce olduğunun davalı tarafça ispat edilmediği gerekçesiyle, 8.111.250.000 TL.nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 20.04.2004 tarih ve 2003/9737 E, 2004/4271 K: sayılı ilamıyla ilamda yazılan gerekçelerle davalı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili, davalı şirket nezdinde kasko sigortalı aracın çalınmasından dolayı, ( 8.205.000.000 ) TL tazminatın 26.05.2001 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Dairemizin 20.04.2004 gün ve 2003/9737 Esas, 2004/4271 Karar sayılı ilamıyla sigortalı aracın çalınması halinde, sigortacının sigorta poliçesinde belirlenen azami sorumluluk miktarını geçmemek üzere aracın çalınma ( riziko ) günündeki gerçek değerinin tazmininin gerektiği vurgulanarak, böyle bir tespit içermeyen bilirkişi raporuna istinaden karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle karar davalı sigorta şirketi yararına bozulmuşsa da, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunun mahkemeye 15.04.2003 tarihinde teslim edildiği, çalınan aracın 1998 model olduğu ve rizikonun 26.05.2001 tarihinde gerçekleştiğinin tartışmasız olmasına, bilirkişi heyetince anılan raporda aracın üç yıllık olduğu vurgulanarak değer tespitinin yapılmış olması karşısında yapılan belirlemenin riziko tarihindeki gerçek değer olduğunun anlaşılmasına nazaran, dairemiz bozma kararının ( 2 )numaralı bendi ve buna bağlı olarak ( 3 )numaralı bendi hatalı ise de, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava kısmen kabul edildiğine göre, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması ve davanın kabul-ret oranları gözetilerek yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılmaması hatalı olduğundan, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2003/9737 Esas, 2004/4271 Karar sayılı bozma ilamının ( 2 )ve ( 3 )numaralı bentlerinin kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 20.04.2004 gün ve 2003/9737 Esas, 2004/4271 Karar sayılı bozma kararının kaldırılarak mahkeme kararının değişik gerekçe ile BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 5.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy