(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.12.2003 tarih ve 2001/1005-2003/641 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 10.05.2005 günde taraf avukatları tebligata rağmen gelmediğinden tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve dava dosyası için Tetkik Hakimi A. A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup, aidat borçlarını ödemediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, kooperatifin ihtiyacı olan kumun kendisince temin edilerek nakliyesinin yapıldığını, ayrıca büyük hissedarı olan Özbek İnş. Ltd. Şti. tarafından kooperatifin inşaat işlerinin yapıldığını, bu işler dolayısıyla oluşan hakedişlerin büyük kısmının kooperatife olan aidat borcuna karşılık kesildiğini, müteahhitlik alacağının icra takibine konu alacak miktarının çok üzerinde olup, borcunun çıkması halinde ödeneceğini, hiçbir ortak hakkında icra takibi yapmayan davacı kooperatifin %10 faizle icra takibine girişmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının davacı kooperatife aidat borcu bulunduğu ve yargılama aşamasında 29.08.2002 tarihinde aidat borcunu ödediği, ancak davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden yargılama gideri ve icra inkar tazminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle, konusu kalmayan davanın reddine, alacağın %40 oranında 1.197.800.000 TL. icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davalı ortağın ödemediği aidatlar nedeniyle, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Davalı, davacı kooperatifin ihtiyacı olan kumun kendisi tarafından temin edilerek nakliyesinin yapıldığını, kendisinin de ortağı olduğu şirketin kooperatifin inşaat işlerini yaptığını, kooperatiften alacaklı olup, bir borcu bulunmadığını savunmuştur. Davalı tarafın bu savunması karşısında, taraflar arasında ortaklık ilişkisinden başka, taşıma ve müteahhitlik ilişkisi de bulunduğu dikkate alındığında, davacı kooperatif alacağının tespiti yargılamayı gerektirmekte olup, davacı alacağının likit nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının icra inkar tazminatı isteminin reddine karar vermek gerekirken, kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, taraf vekilleri duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücreti takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy