(6762 S. K. m. 56, 57)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 17.12.2002 tarih ve 2001/830-2002/1188 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait, küçük puntolarda Bozdoğan Belediyesi büyük puntolarla MADRAN ve yine küçük puntolarla Memba Suyu ibarelerinden oluşan markanın adına tescilli bulunduğunu, davalının Zeybek Madran markası adı altında Madran sözcüğünü ön plana çıkararak 19 lt polikarbon su üreterek piyasaya arz ettiğini, müvekkiline ait Madran sözcüğünün tescilsiz ve tüketicilerdi yanıltıcı şekilde kullandığını, markaya tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunu iddia ederek, müvekkili adına tescilli markanın taklit edilerek sunulan 19 lt polikarbar ambalajlı suların toplatılmasına, reklam, pano ve ofislerin kapatılmasına, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin men'ine, ticari itibar zedelendiğinden 50 milyar TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya Yenipazar Asliye Hukuk Mahkemesinin yetkili olduğunu, Madran ibaresinin bir çok kaynak suyu çıktığı dağı ifade ettiğini, bu dağın bölgenin önemli bir dağ olduğunu, başka firmaların da bu ibareyi kullandıklarını, markaların tescil prosedürlerinin devam ettiğini, davacı markasıyla benzerlik bulunmadığını, tazminatın fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, Madran sözcüğünün tarafların markalarının lokomotiv sözcüğü olduğu, bu ibarenin kadimden beri kullanılan ve suların çıktığı kaynakların bulunduğu dağın adı bulunduğu, suların hangi kaynağa ait bulundukları ifade etmek amacıyla kullanıldığı, diğer unsurların farklı olduğu, suların öteden beri piyasaya sunulduğu, Madran ibaresinin davacı tarafından meşhur edilip kullanılmadığı, davalının kullanımının haksız rekabet teşkil etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davanın, davalının tescilsiz marka kullandığı iddiasına dayılı olarak açılıp, davada markanın tescil edildiği şekilde değil farklı şekilde kullanıldığı iddiasının ileri sürülmemiş olmasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.220.000 lira temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 08.04.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy