(6762 S. K. m. 549)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Zonguldak Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10.03.2004 tarih ve 2003/567 - 2004/56 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalıların ve davacının kurucusu oldukları Kilimli Ekmekçilik Sanayi Limited Şirketi'nin bir müddet normal olarak çalıştığını, davalıların, davacıyı şirketten uzaklaştırdığını, şirkete davacının 180.000.000.-TL nakit parayı sermaye olarak koyduğunu, davalıların şirket demirbaşlarını satıp, paraya çevirip aralarında paylaştıklarını, alacakları da tahsil edip, bölüştüklerini, şirketin borçlarını davalıların ödemediğini, davacının ödediğini ileri sürerek, davacının hak ve alacaklarının rayiç değer üzerinden hesaplanarak vergi ve sigorta borçlarının tespitini, şimdilik 1.000.000.000.-TL.nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davacının uzaklaştırılmadığını, kendisinin ayrıldığını, 05.11.1995 ve 11.01.1995 tarihli protokole davacının uymadığını, davacının sadece 3.000.000.-TL sermaye koyduğunu, alacağının varsa bile zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamına göre, tarafların defter ve belge ibraz etmediği, 05.01.1995 ve 11.01.1995 tarihli tutanakların alacağın tespitine geçerli belge sayılamayacağı, davacının iddiasını kanıtlamak zorunda olduğu halde defter ve belgeleri ibraz etmediği, bilirkişi incelemesi için defter ve belgelerin ibrazı gerektiğine ilişkin 15.12.2003 tarihli rapora itibar edildiği, ilk bilirkişi raporuna itibar edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Tarafların ortak oldukları Ltd. Şti., dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi raporuna göre hukuken feshedilmemiştir. 05.01.1995 ve 11.01.1995 tarihli protokollerde sadece borçların tasfiyesi yapılmış olup, tüm ortakların da imzası bulunmamaktadır. Bu durumda, şirketin hukuken varlığını sürdürdüğünün kabulü gerekir. Şirketin, TTK. nun 549 ncu maddesi hükmünde yazılı hallerden biri ile fesih ve tasfiye sürecine girmesinden sonra, davacının diğer ortaklar ile birlikte tüm hak ve borçlarının tespit edilmesi mümkün, gerekli ve tabii olup, şirketin feshi için dava açma hak ve olanağını kullanmayan davacının, bu aşamada açtığı bu davanın, zamansız olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesi gerekirken, aynı sonuca yazılı gerekçelerle varılması isabetsiz ise de, sonucu itibariyle doğru olan hükmün, değişik bu gerekçeler ile onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün değişik gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy