(6762 S. K. m. 1281)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Bozkır Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04.12.2003 tarih ve 2002/157 - 2003/115 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı Ray Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkiline ait aracın davalı Deniz Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti. aracılığıyla diğer davalı Ray Sigorta A.Ş.ne kasko sigortalı iken, tek taraflı maddi hasarlı kaza sonucu hasara uğradığını, hasar bedelinin yapılan başvurulara rağmen ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 500.000.000. TL.nın kaza tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Deniz Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti., kendilerinin diğer davalının sigorta işlerini yürüten bir aracı kurum olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Ray Sigorta A.Ş. vekili, öncelikle yetki itirazında bulunduğunu, dava konusu kazanın sigortalının iddia ettiği şekilde olmadığını, ihbar yükümlülüğünün iyi niyetle gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, tanık anlatımları, tespit dosyası ve tüm dosya kapsamına göre, davalı sigorta şirketinin teminat kapsamı dışında kalacak şekilde aracın hasara uğradığını kanıtlayamadığı, diğer davalının sigorta aracılık işlemleri yapan acente olarak taraf sıfatı bulunmadığı gerekçesiyle davalı Deniz Sigorta Aracılık Hizm. Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın sıfat yönünden reddine, 500.000.000. TL.nın fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kaza tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalı Ray Sigorta A.Ş.den alınmasına karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ispat yükünün TTK 1281 nci maddesi gereğince davalı sigorta şirketinde olup, tanık listesi verilmemesi, yargılamanın takip edilmemesi ve savunmasını kanıtlayamamasına göre, davalı sigorta vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy