(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 100) (Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Sarıyer Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2003 tarih ve 2003/54-2003/1157 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı sigorta şirketi vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Salih Çelik tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı sigorta şirketi vekilinin, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmü uyarınca, davalılar aleyhine açtığı rücu davası sonunda, mahkemece, davanın Adem hariç diğer davalılar bakımından kısmen kabulüne dair verilen kararı, davalılardan sigorta şirketi vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK.nun 1301 nci madde hükmüne dayalı kasko sigorta rücu davasıdır.
Dava, davalılardan sigorta şirketine, trafik kaza tespit tutanağında hasar veren araca ilişkin yer alan sigorta bilgilerinden yola çıkılarak, husumet yöneltilmiş olup, yanıt dilekçesine ekli poliçe bilgileri ile bu bilgiler aynı olup, buna göre davalılardan sigorta şirketinin hasar veren aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları Şirketi değil, sadece İMSS şirketi olduğu anlaşılmaktadır. Esasen hükme esas bilirkişi raporunda da bu hususa bu şekilde değinilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 1 nci maddesine göre, bu tür sorumluluk sigortasını yapan sigortacı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını poliçede yazılı hadlere kadar temin etmekle yükümlüdür.
O halde, mahkemece, olay tarihinde geçerli zorunlu mali sorumluluk sigortası limiti belirlenmek suretiyle, zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatı üzerinde kalan miktar var ise, bu davalı sigorta şirketini poliçesinde yazılı teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere bu miktardan sorumlu tutmak gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılardan sigorta şirketi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy