(1086 S. K. m. 9, 17)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 06.04.2004 tarih ve 2004/95-2004/167 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan bankanın Aydın Şubesinde toplam 65.000.000.000. TL.nı bulan dört ayrı mevduat hesabı açtırdığını, daha sonra bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini, ancak hesaplarının Off shore hesabı olması nedeniyle mevduat güvencesi kapsamına alınmadığını ve ancak bunun yasal olmadığını ileri sürerek, davalı bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiği tarihten itibaren temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı, görev, yetki ve husumet itirazlarında bulunarak, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, davalı sıfat ve konumuna göre, yetki itirazlarının kabulü ile dava dilekçesinin yetki yönünden reddine, talep halinde dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Dava, banka kredi sözleşmesine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı, davalı bankanın Aydın Şubesindeki hesabına ilişkin olarak dava açmıştır. Banka şubeleri, banka tüzel kişiliğine bağlı ve onun adına işlem yapan temsilciler olup, bağımsız tüzel kişilikleri mevcut değildir. Ancak, kendi yaptıkları işlemler nedeniyle şubelerin bulundukları yerde HUMK. nun 17 nci maddesi hükmü uyarınca banka tüzel kişiliği aleyhine dava açılabilir. Uygulamada, şubeler aleyhine ancak, tüzel kişilik adına ve onun temsilcisi sıfatı ile dava açılabileceği de kabul edilmektedir
Öte yandan, bu davaya HUMK. nun 9/2.maddesi hükmü uyarınca, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde bakılabilecektir. Buna göre, davalı banka açısından yetkili mahkeme diğer davalı TMSF için de yetkili olacaktır.
Bu durumda mahkemece, yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken, gerekçesi dahi açıklanmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy