(6762 S. K. m. 1110, 1361, 1379)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2004 tarih ve 2000/116 - 2004/168 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı K. A. Tic. A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deniz Biltekin tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, acenteliğini O. Ltd. Şti.nin yaptığı, K. A. A.Ş. tarafından işletilen M/V A. K. Gemisi ile Ukrayna'dan alınan dökme Amonyum Sülfat gübresinin geminin su alması nedeniyle niteliğini % 46 oranında kayıp ettiğinin mahkeme kararı ile tespit edildiğini, ileri sürerek, 48.257,13 USD maddi kaybın dava tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, O. Ltd. Şti. temsilcisi, acente olarak görevlerinin sadece gümrük işlemleri ile sınırlı olduğunu, müvekkilinin hasarla ilgisinin bulunmadığını, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı K. A. Tic. A.Ş. vekili, taşıyan ile taşıtan arasındaki taşıma sözleşmesinde ana şartların teleks ile diğer şartların, taşıtanın proforma çarterpartisi denilerek belirlendiğini, ve müvekkiline gönderilen kiracının çarterpartisinde tahkim klozu bulunduğunu, davacının da konişmento hamili ve gönderilen olarak konişmentoda "diğer şartlar ve koşullar çarterpartideki gibidir" şeklindeki kloz uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıkta tahkim şartının uygulanması gerektiğini, geminin buza çarpmasının TTK.nun 1379'uncu maddesi uyarınca deniz tehlikesi niteliğinde olduğunu, geminin ambar içindeki hava firar borusundaki çatlağın yolculuk esnasında geminin maruz kaldığı dalgalar ve ufak çarpmalar neticesi meydana gelebileceğini, ayrıca geminin kontrollerinde de bu çatlağın görülmediğini, malın gemiye yüklenirken ki durumunun bilinmediği gibi malın hasarsız halinin de değerinin bilinmediğini, konişmentoda bu yönde kayıt bulunmadığını, savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı D. Finansal Kiralama A.Ş. vekili, müvekkiline ait geminin diğer davalı K.A. Tic. A.Ş.ne finansal kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, sözleşme süresinin 01.05.2000 tarihinde sona erdiğini ve mülkiyetin kiracıya devir edildiğini, ancak gemi sicilinde tescilin yapılmadığını, müvekkilinin geminin donatanı ve işleteni olmadığını, savunarak davanın reddini talep etmiştir.
B. Sigorta A.Ş. vekili, 07.11.2000 dilekçesi ile, müvekkilinin davacının sigortacısı olma sıfatıyla zararını ödediğini, halefiyet ilkesi gereği dava hakkının müvekkiline geçtiğini, ileri sürerek, davacı yanında asli müdahil olarak katılmalarına ve 26.742.263.318.- TL.sının 08.03.2000 ödeme tarihinden itibaren reeskont faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, D. Finansal Kiralama A.Ş. ve O. Ltd. Şti. hakkındaki davanın husumetten reddine, davalı K. A. Tic. A.Ş. hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 38.829 USD.nin 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi hükmüne göre dava tarihinden işleyen yasal faizi ile bu davalıdan tahsili ile davacı B. Sigorta A.Ş.ne verilmesine, davacı G. A.ş. yargılama sırasında alacağını temlik ettiğinden hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı K. A. Tic. A.Ş. vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz taşımasında hasarlı teslimden doğan zararın donatandan tazmini istemine ilişkindir. Davalı donatan, konişmentolarda tahkim şartı da dahil navlun sözleşmesine atıf yapıldığını savunarak, süresinde tahkim itirazında bulunmuştur. Bu itiraz mahkemenin 23.01.2003 tarihli ara kararıyla reddedilmiştir.
1- TTK'nun 1110/1'inci maddesi uyarınca, taşıyan ile gönderilen arasındaki hukuki münasebetlerde konişmento esastır. Dosyada mevcut 25.01.2000 tarihli konişmentoda "çarterparti ile kullanılacağı" belirtilmiş olup, çarterpartinin 41' inci maddesinde "taraflar arasında bu taşımadan kaynaklanan sulhen çözülmemiş olan herhangi bir talep Londra' da hakem mahkemesine gönderilecek ve İngiliz Hukuku'na göre çözümlenecektir." denilmektedir. Gönderilen G. A.Ş. konişmentoyu ciro ile alıp, bunu ibrazla yükü teslim almada kullandığı anda, konişmentonun şartları ile de bağlanmış olur ve tahkim şartının taşıyanla yükleten arasında kararlaştırılmış olduğunu, kendisinin 3'üncü şahıs durumunda bulunduğunu ve bu nedenle konişmentoda kararlaştırılan tahkim şartı ile bağlı tutulamayacağını iddia edemez. Gönderilen (sigortalı) G. A.Ş. davasını konişmentoya dayandırmış olup, taşınan malları da teslim aldığına göre, konişmentoda yer alan tahkim şartı böylece gönderileni bağlayacağı gibi, TTK'nun 1361 'inci maddesindeki halefiyet ilkesi uyarınca davacı sigorta şirketini de bağlar. Bu itibarla mahkemece, açıklanan hususlar nazara alınarak, taraflar arasında bağlayıcı olan konişmentodaki atıf yoluyla çarterparti sözleşmesinde yazılı olan tahkim şartı uyarınca, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde ve hatalı gerekçe ile işin esasına girilmesi doğru görülmemiş ve kararın açıklanan nedenle davalı K.A. A.Ş. yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı K.A. A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı K. A. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy