(4077 S. K. m. 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Burhaniye Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.01.2004 tarih ve 2003/410 - 2004/24 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Pınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın Burhaniye Şubesinden kredi kartı alan Hasan Özdem'e kefil olduğunu, bu şahsın borcundan dolayı kendisinden 1.307.276.828.-TL. sının tahsil edildiğini, ancak kendisinin sorumluluğunun kredi kartı limiti olan 100.000.000.-TL. sı ile sınırlı olduğunu, davalının bu miktarı aşan tahsilatının haksız olduğunu ileri sürerek, 1.307.276.828.-TL. sının faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankaya borcu kendi isteği ile yatırdığını, istirdat talebine hakkı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce verilen bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu davanın kısmen kabulü ile, 607.276.828.-TL alacağın faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ait istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava, kredi kartı üyelik sözleşmesine kefalet nedeniyle ödenen paranın istirdadı istemine ilişkindir. Kredi kartları ile ilgili yasal düzenleme 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 10/A maddesinde düzenlenmiş olup, bu davaya bakmak anılan Kanun'un 23 ncü maddesine göre, Tüketici Mahkemeleri'nin görevine girmektedir.
Mahkemelerin görevi, dava şartlarından olup, yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile müstakil tüketici mahkemesi bulunmayan yerlerde tüketici mahkemelerinin görev alanına giren iş ve davaların o yerde bulunan asliye hukuk mahkemelerinde görüleceğinin belirtilmesi karşısında davaya mahkemece Tüketici Mahkemesi sıfatıyla bakılması gerektiğinden kararın öncelikle bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy