(556 S. KHK. m. 7, 8)
Taraflar arasında görülen davada Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne verilen 18.05.2004 tarih ve 2004/125-2004/100 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı TPE Başkanlığı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü.
Davacı vekili, müvekkili adına tescilli İÇİM adlı marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer nitelikte ÇİMİ biçimindeki markanın davalı şirketçe diğer davalı TPE nezdinde tescil edildiğini ileri sürerek, anılan markanın terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, markaların özellikle okunuşlarının farklı olmaları nedeniyle benzer olmadıkları, ayırt edilemez nitelikte olmadıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı da markaların büyük oranda farklı olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, markalar arasında, halkın herhangi bir nedenle bağlantı kurmalarının, karıştırma ve iltibasa yeterli olduğu ve bu davada bu durumun var olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan Türk Patent Enstitüsü vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılardan TPE vekilinin, aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, FSEK' in 7 ve 8. maddeleri hükmüne dayalı, markanın hükümsüzlüğünün tespiti ve sicilden terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, herhangi bir şekilde ve herhangi bir nedenle iki marka arasında bağlantı kurulması ve alıcısı tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunması, davalı markanın tescilinin hükümsüzlüğüne yeterli görülmüştür. Ancak mahkeme bu sonuca varırken, davacı ve davalı markalarını oluşturan İÇİM ve ÇİMİ kelimelerinin, görünüş ve okunuş biçimlerinin hangi gerekçe ve kabule göre benzerlik taşıdıklarını yeterince tartışıp değerlendirmediği gibi, bu hususta uzman bilirkişi incelemesi de yaptırmamıştır.
Öte yandan, davalı markanın, yalnızca marka tescil belgesindeki ÇİMİ olarak yazılı biçimi dosyaya getirtilmiş olup, bu markanın davalının ürünlerinde kullanılış tarzına ilişkin örnekleri dosyada bulunmaksızın yazılı sonuca varılmıştır.
HUMK' un 275. maddesinde, mahkemenin çözümü özel veya teknik bir bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceğini hükme bağlamıştır. Dava konusu olayda, iki ayrı markayı oluşturan iki kelimenin okunuş ve görünüş itibarıyla benzerlik taşıyıp taşımadıkları uyuşmazlık konusudur. Ayrıca bu hususta, dava vekilince gerekmediği belirtilmekle birlikte, bilirkişi deliline de dayanılmıştır.
Bu durumda mahkemenin gerekçeleri, yazılı şekilde hüküm kurmaya yeterli görülmediğinden, eğer varsa, davalıya ait ürün örnekleri de getirtilerek, sahasında uzman bilirkişiden ya da bilirkişi kurulundan, markalan oluşturan kelimelerin yazılış, okunuş ve görünüş olarak, ne şekilde benzerlikler taşıdıkları, hangi nedenlerle insanlarda benzerlik ve bağlantı duygusuna neden olabileceği ve karıştırılacağı hususlarında rapor alınarak, buna göre hüküm kurulması gerekirken; eksik inceleme ve yetersiz gerekçeye dayalı olarak, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan TPE vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı TPE yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine 14.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy