(554 S. KHK. m. 43, 48)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 25.02.2004 tarih ve 2000/1139-2004/101 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı-karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mutlupınar Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin üretim ve pazarlamasını yaptığı kendi ürünü olan üç farklı model Askı için Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi aldığını, davalının bu ürünleri müvekkilinin izni olmadan kopyalayıp, üretmek suretiyle müvekkilinin ürünler üzerindeki tasarım haklarına tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının tecavüzünün tespitine, önlenmesine, üretilen ürünlere ve üretimde kullanılan araçlara el konulmasına, karar kesinleştiğinde hükmün gazetede yayınlanmasına, tazminat haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tasarım tesciline konu askıların tasarımının davacı şirkete ait olmayıp, bu askıların on yılı aşkın süredir Konya'daki bir çok imalatçı tarafından üretildiğini savunarak davanın reddine, karşılık davasında ise, davaya konu tasarımların yeni ve ayırt edici niteliğe haiz olmadıklarını ileri sürerek, davaya konu tasarımların hükümsüz sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davaya konu üç adet askı tasarımının yenilik vasfına sahip olmadığı, herkesçe bilinen ve önceden beri üretilen harcı alem nitelikte olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile, davacı adına askı ürünü olarak tescil edilen üç adet tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicil kaydının terkinine karar verilmiştir.
1- Asıl dava, davacı adına tescil edilen tasarımlara yönelik tecavüzün tespiti, önlenmesi ve tecavüz neticesi elde edilen ürünlere el konularak imhasına, karşılık dava ise davacı adına tescil edilmiş bulunan tasarımların hükümsüz sayılması istemlerine ilişkin olması nedeniyle, davalara konu uyuşmazlık 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmündeki Kararnameden kaynaklanmaktadır. Buna göre davaya Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde bakılması gerekmekteyse de, Konya'da anılan mahkeme kurulmamıştır. Bu durumda anılan uyuşmazlıktan doğan davalara bakmaya Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı uyarınca ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunan yerlerde 3 numaralı Asliye Hukuk mahkemesinin ihtisas mahkemesi olarak yetkilendirilmiş olması karşısında, mahkemenin görevine ilişkin kuralların kamu düzeni ile ilgili olup, temyiz aşaması da dahil olmak üzere yargılamanın her aşamasında re'sen nazara alınması gerektiğinden, anılan Kurul kararına göre tescilli tasarımlara ilişkin uyuşmazlık nedeniyle açılan davalara bakmak ticaret mahkemesinin görevi dışında kalıp, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekli olduğundan kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre de, davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy