(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 10.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.10.2003 tarih ve 2003/357-2003/989 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Dilek Çakıroğlu tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının, TTK.nun 1301 nci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kısmen kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, nakliyat kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davalı aracın trafik sigortacısı olan davalı İ Sigorta A.Ş. tarafından icra takibinden sonra 14.5.2002 tarihinde, davacıya 568.000.000 TL ödenmiş ve ödeme belgesi ibraz edilmiştir. Davacı sigortacı imzaladığı 14.5.2002 tarihli ibraname ile davalı sigorta şirketini mutlak ve gayri kabili rücu olarak ibra ettiğini belirtmesine göre, davalı sigorta şirketinin ödediği miktar ile sorumluluktan kurtulduğunun kabulü gerekir. Davacının davalı İ Sigorta A.Ş.ne verdiği ibranamedeki irade açıklaması, hem sigortacı hem de tazminat borçlusu yönünden ancak sigorta kapsamı ile sınırlı olmak üzere sonuç doğurur. Dolayısıyla, davalı sigorta şirketi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, ibranamenin ödeme makbuzu olarak değerlendirilmesiyle yapılan ödemenin icrada nazara alınmasına ilişkin hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 18.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy