(6762 S. K. m. 1301)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 25.03.2004 tarih ve 2002/519-2004/122 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi G. G. tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK.nun 1301. maddesi hükmüne dayalı olarak davalı aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, Davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmiş araca verilen zararın rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, zarara, sigortalı aracın sürücüsü olan davalının neden olduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye yeterli değildir.
Davalının sigortalı aracın sürücüsü olduğuna dair sadece rent a car sözleşmesi ve olayla ilişkisi tespit edilemeyen 3. kişi tarafından yazılmış mektup bulunmaktadır. Anılan delillerin davalı aleyhine davanın kabulüne yeterli olması için tereddüde yer vermeyecek şekilde davalının sorumluluğuna işaret etmesi gerekmektedir.
Sigortalı aracın kiralanmasına ilişkin rent a car sözleşmesi faks metni olup, okunaklı değildir. Anılan belgede davalıya ait ehliyet bilgileri mevcut olup, bu bilgilerin kaybedildiği iddia edilen ehliyete mi? Yoksa yeni çıkartılan ehliyete mi ait olduğu araştırılmamıştır. Bunun yanında, dava dışı bir şahıs tarafından rent a car şirketine gönderildiği iddia edilen mektubu yazanın kim olduğu net olarak ortaya konulamadığı gibi, mektup içeriği davalının askerlik bilgileri ile de örtüşmediği halde hükme esas alınması yerinde görülmemiştir.
O halde mahkemece rent a car sözleşmesinin okunaklı bir suretinin getirtilerek sözleşmedeki bilgilerin davalının hangi ehliyet bilgileri ile örtüştüğünün saptanması ve mektubu yazan kişi ile davalının illiyet bağı ortaya konulmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy