(818 S. K. m. 49) (4721 S. K. m. 24, 25)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 5. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03.03.2004 tarih ve 2003/473 - 2004/209 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 12.07.2005 günde davacı Avukatı S.T. ile davalı Avukatı S.K. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadaki hesabından keşide ettiği çekin hamil tarafından takasa ibraz edilip aynı gün geri çekildiğini, takas saatinde davalı bankadaki hesapta depo edilmesine rağmen banka çalışanının hatası nedeniyle çekin karşılığının olmadığı yazılarak Merkez Bankası'na bildirildiğini ve sonrasında bu bankaca müvekkilinin kara listeye alındığını, izleyen gün çek bedelinin hamiline ödendiğini, kredi kartı başvuruları dahi reddedilen müvekkilinin saygınlığının zedelendiğini ileri sürerek, 25.000.000.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, bir yıllık zamanaşımının geçirildiğini, çeke karşılıksız şerhi vurulmadan sadece davacıya ihbar mektubu gönderildiğini ve Merkez Bankası'na bildirim yapıldığını, bu yanlışlıkların bir gün sonra giderildiğini, esasen çekin kısa bir süre karşılıksız kaldığını savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın 10 yıllık genel zamanaşımına tabi olduğu, davalı bankanın basiretsiz ve ağır kusurlu davranarak davacının keşide ettiği çekin karşılığı bulunduğu halde karşılıksız çek bildiriminde bulunarak davacının kara listeye alınmasına neden olduğu ve bundan dolayı kredi kartı başvuruları reddedilen davacının kişilik haklarının zedelendiği gerekçesiyle takdir edilen 5.000.000.000.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, dayalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, Bankalar Kanunu'nun 4672 Sayılı Yasayla değişik 14/5-c maddesi gereğince davalıdan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, takdir edilen 400.00.- YTL duruşma vekillik ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 12.07.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy