(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 126)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 07.07.2004 tarih ve 2003/515-2004/472 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Deyiş Cesur tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, davalının müvekkili kooperatifin ortağı olduğunu, 10 adet hissesinin bulunduğunu, aidatlarını düzenli ödemediğinden alacağın tahsili için başlattıkları icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline takibin devamına alacağın %40'ı oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu alacağa dayanak teşkil eden genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının yasal koşulları taşımadığından geçersiz olduğunu, gerekli bildirimler yapılmadığından müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, bileşik faiz hesaplanamayacağını, borcun hangi yıllara ait olduğunun belirtilmediğini, beş yıllık zamanaşımı süresinin geçirildiğini, alacak belirlenebilir olmadığından icra-inkar tazminatı istenemeyeceğini savunarak, davanın reddine, takibin iptaline, asıl alacağın %40'ı oranında tazminata hükmedilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre davalının davacı kooperatifte 10 hissesi bulunduğu, 31.12.1998 tarihi itibariyle ödemelerde temerrüte düştüğü, usulüne uygun olmadığı ileri sürülen genel kurul kararlarının iptal edildiğinin iddia edilmediği, BK.nun 126 ncı maddesi gereğince zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 21.900.000.000 TL. asıl alacak, 46.634.200.000 TL. işlemiş faiz olmak üzere 68.534.200.000 TL.ye yönelik itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren aylık %10 gecikme faizi uygulanmasına, kabul edilen bedelin %40'ı olan 27.413.680.000 TL.nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy