(1163 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Aydın Asliye 2.Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.04.2004 tarih ve 2002/286-2004/58 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi duruşmalı olarak davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 11.10.2005 gününde davalı avukatı S. Öztürk gelip, davacı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y. Arslan tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, müvekkillerinin murisinin davalı kooperatifin ortağı iken ölmesinden sonra kooperatiften olan sermaye payı alacağının ödenmediğini ileri sürerek 6.954.713.450 TL'nin ölüm tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların murisinin ölümünden sonra üç kez yasa ve ana sözleşme değişikliği olduğunu, davadan önce faiz istenemeyeceğini savunmuştur.
Mahkemece davanın 5.902.235.150 TL üzerinden kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş olup, bozmaya uyularak yaptırılan yeni bilirkişi incelemesi sonucuna dayanılarak, davacılar murisinin ortaklık ilişkisini kapsayan 1967-1999 yılları arasında mevzuatın değişikliklere uğradığı, en son 1999 yılında teslim edilen ürün bedeli karşılığı sermaye payından doğan alacağın 2.717.569.350 TL olduğu gerekçesiyle anılan meblağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, hükme dayanak yapılan 30.05.2003 tarihli bilirkişiler kurulu raporu, uyulmasına karar verilen Dairemiz bozma ilamında gösterilen ölçü ve ilkelere uygun yeterlik ve içerikte değildir.
Davalı kooperatif ile olan ortaklık bağı sona erenlerin isteyebilecekleri sermaye payının hesaplanmasına doğrudan etkili sermaye tavanı, bu tavanın niceliğini değiştiren kesinti oranları, sermaye karşılığı ürün miktarının kooperatife ödenmiş sermaye payının her iş yılı sonunda gerçekleşen ortalama alım fiyatına bölünerek bulunacağını öngören ana sözleşme hükmünün yürürlük tarihinden önceki dönemlere de uygulandığı iddialarını içeren davalı vekilinin 01.10.2003 tarihli dilekçesindeki esaslı itirazlar üzerinde durularak, yasa ve ana sözleşme değişiklikleri ve bu değişikliklerin yürürlük kapsamlarına nazaran davacıların davalı kooperatif ortağı murislerinden dolayı hak kazandıkları alacağın en doğru biçimde belirlenmesi gerekirken, değinilen itirazlar karşılanıp aşılmadan yetersiz bilirkişi raporu ile yetinilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir edilen 400,00.-YTL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy