(6762 S. K. m. 762, 782) (1086 S. K. m. 74) (CMR m. 23, 29)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadirli Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.04.1993 tarih ve 1991/202-1993/193 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan Ahmet K ve Fatih Rüştü K tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili müvekkili şirketin taşımacı sıfatıyla A Melamin Sanayi A.Ş.ne ait melamin reçinesi emtiasının İstanbul/İran taşımasını üstlendiğini, bir miktar melamin reçinesi emtiasının davalılardan Mehmet S ve Fikri Y'ın maliki, Kemal Ç'nin sürücüsü olduğu kamyona, bir bölümün ise davalılardan Ahmet K'nin sahibi, Fatih Rüştü K'in sürücüsü olduğu kamyonlara yüklendiğini, her iki aracın Kadirli İlçe merkezine geldiklerinde araçlarda bulunan melamin reçinesini aynı renkli fabrika kireci ile değiştirmeye teşebbüs ettikleri esnada yakalandıkları, yapılan tespit sonucunda 01 H 7015 plakalı kamyonda 825 kg, 01 E 1988 plakalı kamyonda 25 kg reçinenin eksik olduğunun tespit edildiğini, noksan yükün ihracatçı firma tarafından karşılanarak ikinci kez navlun ve diğer masraflar ödenerek malın İran'a gönderildiğini, bu sebeple müvekkilinin ( 19.000.000.000 ) TL. tazminatın faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar Mehmet S ve Fikri Y, aracın olaydan önce diğer davalı Kemal Ç'ye satıldığını, davacının ihracatçı firmaya mal bedelini ödediğini kanıtlayamadığı, zarar kalemlerin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.
Davalılar Fatih Rüştü K ve Ahmet K vekili, davacının mal sahibi A Melamin San A.Ş.nin zararını tanzim ettiğini kanıtlamasının gerektiğini, davanın iki ayrı araç ve iki ayrı haksız fiil nedeniyle açılmış olmasına rağmen birlikte görülemeyecekleri gibi, müşterek ve müteselsil sorumluluğunda söz konusu olamayacağını belirtilerek, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi raporuna nazaran, davanın kısmen kabulü ile ( 16.891.400 ) TL.nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalılardan Ahmet K ve Fatih Rüştü Ktarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, davalıların maliki ve sürücüsü oldukları araçlarla, İstanbul-İran taşıması üstlenilen emtianın Kadirli ilçesinde emniyeti suiistimal suretiyle noksanlaştığı iddiasına dayalı olarak açılmış tazminat istemine ilişkindir.
Taşımanın yapılacağı güzergah dikkate alındığında, somut uyuşmazlığa "Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi" ( CMR ) hükümlerinin uygulanacağı tartışmasızdır. Bu durumda, davalıların sorumluluğunun sınırlarının belirlenmesinde CMR.nin 23 ve 29. maddesi hükümlerinin dikkate alınması gerekirken, bu yönde hiçbir araştırma içermeyen bilirkişi raporuna istinaden hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davaya konu taşımaların farklı tarihlerde, farklı araçlarla yapılmış olması karşısında davalıların müteselsil sorumluluklarının dayanağı da karar yerinde değerlendirilip, tartışılmış değildir. Bu durumda Mahkemece, taşıma hukuku konusunda uzman bir bilirkişi marifetiyle davalıların sorumlu olacakları miktarın belirlenmesi gerekirken, noksan inceleme ile gerekçesiz biçimde her iki taşımadan dolayı davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
2- Kabule göre de, hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda, davalılara ödenen taşıma ücreti ( 6.631.000 )TL belirlendiği halde, gerçekte bu miktar ( 3.136.500+2.819.400 TL ) olmak üzere ( 5.959.900 )TL.dir, yine raporda yer alan avukatlık ücretinin ne olduğu, nereden kaynaklandığı da belirsizdir, kaldı ki, bu kaleme yönelik davacı istemi 2.000.000 TL iken, bilirkişice bu miktarın 2.400.000 TL olarak belirlenmiş olması ve bunun HUMK.nun 74. maddesi hükmüne aykırı olarak mahkemece hükme bağlanmış olması da doğru olmamış, kararın bu yönden dahi bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )ve ( 2 )numaralı bentlerde açıklanan nedenlerden dolayı, davalılardan Ahmet Kale ve Fatih Rüştü Koçer'in temyiz itirazlarının kabulüyle kararın adı geçen davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.11.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy