(6762 S. K. m. 1301) (2918 S. K. m. 9) (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Beyoğlu Asliye 1. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.05.2004 gün ve 2004/73-2004/190 s. kararın Yargıtay'ca tetkiki Davalı Ak Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içerisinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Berkant Şengel tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve bütün belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacının TTK. nun 1301 inci maddesi hükmüne dayalı olarak davalı taraf aleyhine açtığı rücu davası sonucunda mahkemece davanın kabulüne dair tesis edilen hüküm, davalı Ak Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirmesinde usul ve kanuna aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı Ak Sigorta A.Ş vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamları dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda zarara sebebiyet verdiği iddia edilen aracın trafik sigortacısı olan davalı Ak sigorta A.Ş'nin, davacının sigortalısına ödeme yaptığı 20.11.2002 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü kabul edilerek hüküm kurulmuştur. Ancak, KTK. nun 99/1 inci maddesinde trafik sigortacısının rizikonun ihbarı ve gerekli belgelerin iletildiği tarihten itibaren 8 iş günü içerisinde zararı gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Bu nedenle, usulüne uygun bir başvuru yapılıp yasada belirlenen süre dolmadan trafik sigortacısı bakımından alacağın muacceliyetinden ve dolayısıyla temerrüdünden bahsedilemez. O durumda mahkemece, davacı tarafa davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvurusu olup olmadığının sorulması, başvuru mevcutsa başvurunun tebliğine ait belgeleri istenip, ibraz edildiğinde tesbit edilecek tarihe 8 iş günü eklenmek suretiyle bulunacak tarihten, başvuru yoksa dava gününden itibaren anılan davalının temerrüt faizinden sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde ödeme tarihinin esas alınması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3- Ayrıca, davalı trafik sigortacısının sorumluluğu poliçede yazılı limitle ile sınırlıdır. Dava açılması halinde trafik sigortacısı, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın 12 nci hükmü uyarınca, vekalet ücreti ve sair yargılama giderlerini de karşılamakla yükümlüdür. Ancak, hüküm altına alınan tazminat sigorta bedelini geçerse sigortacı masrafları sigorta bedelinin tazminata oranı dahilinde öder. Bu nedenle, yukarda açıklanan düzenleme ve poliçe limiti dikkate alınarak davalı Ak Sigorta A.Ş'nin vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden dolayı sorumluluğuna karar verilmemesi de yanlış olmuştur.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı Ak Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3 numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy