(1086 S. K. m. 427, 432) (İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları m. 1)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Gölcük Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 03.03.2004 tarih ve 2003/478 - 2004/119 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkil kuruma ait sınır telleri ve 2 adet direğin, davalıların sürücüsü, maliki, ve sigortacıları oldukları aracın çarpması sonucu 98.595.000.-TL hasar meydana geldiğini ileri sürerek, anılan bedelin yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Anadolu Sigorta vekili, limitle sınırlı sorumlu olduklarını, temerrüde düşürülmediklerini ve yapılacak inceleme sonunda sorumluluklarının tespiti halinde davacıya ödemede bulunacaklarını belirtmiştir.
Davalı İsviçre Sigorta vekili, müvekkili nezdinde söz konusu araca ait zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne, 83.000.000.-TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan İsviçre Sigorta vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, trafik kazasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. vekili, söz konusu araca ait kaza tarihini içerir poliçe bulunmadığını savunmuş olup, dosyada bulunan ve okunaklı olmayan poliçe fotokopisinden de bu şirkete ait poliçenin İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda mahkemece; araca ait trafik sigorta poliçesi araştırılarak, ibrazın sağlanması, bu mümkün değil ise gerektiğinde anılan poliçe ile aracı sigorta eden şirket tesbit edilerek sorulması ve yine sonuç alınamazsa, gerektiğinde bu şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre karar vermek gerekirken, aynı kaza için iki ayrı Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası aleyhinde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.
Öte yandan, mümeyyiz davalı nezdinde, davacıya ait poliçenin İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi olmasına göre de mahkemece, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1 nci maddesi hükmü nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması da bozmayı gerektirmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, dava tarihine göre, HUMK. nun 427/1 nci maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 40 milyon lira olup, aynı Kanunun 427/4 ncü maddesi uyarınca, davanın reddedilen kısmı kesinlik sınırını geçmediğinden, davacının temyiz hakkı bulunmamaktadır. Davacı vekili, 98.595.000.-liranın tahsilini talep etmiş, mahkemece de 89.000.000.-liranın tahsiline karar verilmiş olup, reddedilen miktar kesinlik sınırını geçmemektedir. Öte yandan, davacı vekilinin temyizi de katılma yolu ile temyiz değildir. Bu durumda, 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Y.İ.B.Kararında, bu gibi hallerde temyiz mahkemesince de bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, HUMK. nun 427/1-4, 432/4 ncü madde ve fıkraları uyarınca, davacı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan İsviçre Sigorta A.Ş. vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, 2 numaralı bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 1.10 YTL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28.06.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy