(1163 S. K. m. 27)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 14.07.2004 tarih ve 2004/293-2004/441 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ali Orhan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin kooperatif ortaklığından haksız olarak ihraç edildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, ihraç kararının yasa ve ana sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıya gönderilen 1. ihtarda ihraç müeyyidesinin gösterilmediği ve ihraç kararının yasaya uygun iki haklı ihtar şartına uygun olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif ortaklığından çıkarılmaya ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemine ilişkindir.
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 27. maddesi ve davalı kooperatifin ana sözleşmesinin 14/3. maddesine göre, parasal edimlerini yerine getirmeyen ortağa iki haklı ihtarın keşide edilmesi ve ilk ihtarda edimin 10 gün, 2. ihtarda ise 1 ay içinde yerine getirilmesi, aksi halde kooperatiften çıkarılacağının yazılı bulunması gerekmektedir.
Davalı kooperatifçe davacı ortağa gönderilen 1. ihtarnamede, ihtarın konusunun "ana sözleşmenin 14. maddesinin 2. fıkrası gereğince üyelik aidatı ödenmemesi nedeniyle 1. ihtarnamedir" açıklaması yapılmış, borç miktarı da belirtildikten sonra, bu borcun 10 gün içinde ödenmemesi durumunda yasal yollara başvurulacağı belirtilmiştir.
İhtarnamede ana sözleşmenin 14/2. maddesine göre işlem yapılacağı belirtildiğine göre, kooperatif ile ortağı arasındaki sözleşme ilişkisinin dayanağını oluşturan ana sözleşmenin ilgili maddesine göre işlem yapılacağı ibaresi, davacının ortaklıktan ihraç edileceği yolunda yeterli uyarı işlevi gördüğünden mahkemenin ret gerekçesine itibar edilemez. Bu itibarla, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.01.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy