(634 S. K. m. 18) (818 S. K. m. 58)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Iğdır Asliye 2. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.09.2004 tarih ve 2004/251-2004/47 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Abdullah Turgut tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirkete Konut sigorta Poliçesi ile sigortalı konutun, davalıların malik ve kiracı oldukları dairedeki kalorifer borularının patlaması sonucu hasar görmesi nedeniyle, sigortalısına 3.113.000.000 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılardan Serdar Kavza vekili, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, hasarın çetin geçen kışta donan pis su borularının 5 ve 4 üncü katlarda çözülmesi, davacıya sigortalı 3 üncü katta bulunan dairedeki boruların donunun çözülmemesi sonucunda, çıkış yolu bulamayan suyun tuvalet kısmından taşarak eve zarar verdiği, zararın oluşmasında davalıların kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve her ne kadar davanın ortak yerlerden olan kanalizasyon borusunun bakım ve korumasının sağlanamaması sonucunda, bu borudan eriyerek akan atık suyun, davacı sigortalısına zarar vermesinden kaynaklanması, ortak yerlere ilişkin sorumluluğun arsa payı oranında kat malikine ait olmasına ve bu davalının da kiracı olmasına göre, davalılardan Hıdır Zal aleyhine açılan davanın husumetten reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ise de, bu davalı bakımından verilen kararın sonucu itibariyle doğru bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıda (2) no'lu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 18 v.d maddeleri uyarınca, her kat maliki ortak yerlerin bakım, koruma ve onarım giderlerinden kendi arsa payı oranında sorumludur.
Somut olayda, davacının sigortacısı beş katlı binanın üçüncü katında bulunan daireyi sigortaladığı, binanın kanalizasyon borusunun yoğun kış şartları nedenine dayalı olarak donduğu, daha sonra havaların ısınmasıyla son kattan başlayarak donan boruların içindeki atık suyun çözüldüğü, çözülen atık suyun üçüncü kata geldiğinde bu bölümde çözülmenin olmaması nedenine dayalı olarak, bu katta basınçla çıkarak davacı sigortalısına ait konutun eşyasına zarar verdiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece, davanın konusu, ortak alanda bulunan kanalizasyon borusunun donması sonucunda oluşan hasarın tazmini olup, yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde hasarlanan konut ve bu konutunda içinde bulunduğu taşınmazın tapu kayıtları getirtilerek, davalılardan taşınmaz maliki Serdar Kavza yönünden, BK.nun 58 inci maddesi uyarınca arsa payı oranında davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekirken, yazılı şekilde davanın bu davalı yönünden de reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz ilam harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy