(CMR m. 23, 32)
Taraflar arasında görülen davada Mersin Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 13.05.2005 tarih ve 2003/199-2005/273 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ihraç ettiği mandalina emtiasının Mersin'den, Macaristan'a karayolu ile taşınması işini üstlenen davalının kararlaştırılan taşıma süresini aşması ve koruyucu soğutma tedbirlerini de almaması sonucu kısmi hasar oluştuğunu, alıcının 3.746,25 Euro mal bedelinden kesinti yaptığını ileri sürerek, bu meblağın temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, talep miktarının fahiş olduğunu, teamüle ve hava koşullarına göre uygun zamanda varma yerinde teslim yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına ve benimsenen bilirkişi kurulu raporuna göre, davalının malı 4 gün yerine, 7 günde alıcıya teslim ettiği, davacının kararlaştırılan +5 C dereceden daha yüksek derecelerde taşınmasının ağır kusur oluşturduğu, ağır kusur halinde de zamanaşımı süresinin teslimden itibaren 3 yıl olması nedeniyle zamanaşımı definin reddi gerektiği, davacı tarafın gecikme ile ilgili üç adet faks mesajının da gecikmeyi ortaya koyduğu, davacının gecikme dolayısıyla kar yoksunluğu gibi bir talebinin bulunmadığı, fiilen üründe oluşan zararın tazminini istediğinden, CMR Konvansiyonu'nun 23/5. maddesinde yer alan zararın navlunu geçemeyeceği kuralının, somut olayda uygulama yeri bulunmadığı için, bilirkişinin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği, alacının kesinti yaptığı zararın istendiği, buna göre zararın 3.746,25 Euro olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı tazminat alacığının tahsili istemine ilişkindir.
Dava konusu emtianın davalı tarafından 4 gün yerine 7 gün sonra alacıya teslim edildiği sabit ise de, davalının sebepsiz yere, keyfi olarak ya da kasten gecikmediği de dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Nitekim 1 km görüş mesafesiyle, kar yağışı altında far ışığı ile bazı yerlerde ilerlemiş olup, buna rağmen yolun açık olması nedeniyle bunun gecikmeye mazeret olmayacağı bilirkişi raporu ile bildirilmiş ise de, süreye riayet etmemenin ağır kusur oluşturup oluşturmadığının takdiri mahkemeye bırakılmıştır. Mahkemenin, bu yönde tartışma yapması gerekirken ve CMR taşıma senedinde yer alan + 5 C derecede sabit ortamda taşıma yapma koşuluna uyulmadığına ilişkin somut bir tespit ve kanıt dosya içerisinde bulunmamakta iken, mahkemenin bu koşula uymadan taşıma yapıldığına ilişkin gerekçesinin somut bir dayanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla, kanıtlanamayan bu olguya dayalı olarak mahkemece, ağır kusur yönünden tartışma yapılması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, taşımadaki gecikmenin somut olay bakımından, davalının ağır kusurlu olarak kabulünü gerektirecek özellik göstermediği gözetilerek, davacının rapora, CMR Konvansiyonu'nun zamanaşımının durmasına ilişkin 32/2. maddesine ilişkin yazılı kanıtlara dayalı itirazının da değerlendirilmesi, sonucuna göre davalı yanın zamanaşımı definin karara bağlanması, bundan sonra gerektiğinde davanın esasına girilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile zamanaşımının reddi eksik incelemeye ve yanlış nitelendirmeye davalı olup, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, davalı vekillerinin, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekillerinin bir bölüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy