(1086 S. K. m. 73, 445, 449)
Dava: Hasımsız olarak açılan davada Bakırköy Asliye 8. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 24.02.2005 tarih ve 2004/287 - 2005/63 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.12.2006 gününde davacı avukatı H.A.A. ile davalı avukatı A.G. gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraflar avukatları dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Y.A. tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, hasımsız olarak açtığı davada, aynı kazadan dolayı iki ayrı mahkemede görülen davalar sonunda sürücünün kimliği ve kaza nedeni konusunda farklı sonuçlara varıldığını ileri sürerek, yargılamanın iadesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın dayandığı sebeplerin HUMK'nun 445. maddesinde sayılan hallere girmediği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK'nun 73. maddesi hükmünce, yasanın gösterdiği istisnalar dışında hakim iki tarafı yöntemince çağırıp dinlemeden, iddia ve savunmalarını bildirmeleri için usul hükümlerine uygun olanak tanımadan hüküm veremez.
03.05.1956 gün ve 1956/8-9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda HUMK'nun 449. maddesince yargılamanın yenilenmesi isteminin de bir dava olduğu, izleyen maddelerin anlam ve terminolojik içeriklerinin böyle bir davanın evrak üzerinde veya taraflar davet edilmeksizin sonuçlandırılmasının mümkün bulunmadığı belirtilmiştir.
Yargılamanın yenilenmesi (iadesi) davasının hasımsız görüleceği yolunda istisnai bir usul hükmü bulunmadığına göre hasımsız açılan davanın görülüp esastan sonuçlandırılması doğru olmamış, kararın öncelikle bu yön bakımından bozulması gerekmiştir.
2- Bozma kapsam ve içeriğine göre, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentteki nedenlerle kararın usulden BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcının isteği halinde temyiz edene iadesine 19.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy