(6762 S. K. m. 57) (1086 S. K. m. 286)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 10.03.2004 tarih ve 2002/838-2004/123 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ata Durak tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili kurumun 1995 yılında ikiye ayrılması sonucunda PTT Genel Müdürlüğü ve Türk Telekom A.Ş. adında iki ayrı tüzel kişiliğin ortaya çıktığını, Türk Telekom A.Ş. ile müvekkili arasında imzalanan protokol uyarınca müvekkilinin fatura tahsilatı yapmak yetkisinin bulunduğunu, Türk Telekom A.Ş. tarafından bayilerine de aynı yetkinin verildiğini, davalı bayinin el ilanları bastırıp dağıtarak PTT ve şubelerinde kuyruk oluştuğunu ve online hizmeti verilmediğini bildirerek gerçeğe aykırı ve müvekkilini küçük düşürücü beyanlarda bulunulduğunu, davalının bu eyleminin TTK. nun 57. maddesinde belirtildiği şekilde haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, davalının haksız rekabet fiilinin tespitini ve önlenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 27 no'lu bayiliğin tüzel kişiliği olmadığı gibi taraf ehliyetinin de bulunmadığını, el ilanlarındaki ifadelerin gerçekleri yansıttığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, TTK. nun 57/1. maddesi uyarınca, dava konusu el ilanında yer alan faturalarınızı yatırmak için bankalarda ve PTT'lerde beklediğiniz kuyruğa son şeklindeki ifadenin davacının faaliyetlerini lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek olduğu, bu ifade yerine haksız rekabet oluşturmayacak şekilde ve isim belirtmeksizin kuyruğa son şeklindeki bir ifadenin tüketicinin uyarılması için yeterli olabileceği, PTT Şubeleri'nden faturaların online olarak ödenebildiği, HUMK. nun 286. maddesi uyarınca bilirkişi görüşünün hakimi bağlamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının haksız rekabet fiilinin tespitine ve bu yönde yürütülen faaliyetlerin ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.10.-YTL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 06.02.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy