(1086 S. K. m. 46, 48, 432)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 01.03.2005 tarih ve 2002/1250-2005/64 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili ile davalılardan Bekir Çamurcu vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Ramazan Özcan tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkili şirketin eski yönetim kurulu başkan ve üyeleri olan davalıların, görev yaptıkları sırada aldıkları kararlar ve yaptıkları sözleşmeler ve bunlara dayalı olarak yaptıkları ödemelerle müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, zarar toplamı 3.195.011.139.TL.nın temerrüt faizi ile davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan Ender Ciner vekili, zamanaşımı definde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Davalılardan R. Nezih Altınkök, zamanaşımı definde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Tarık Açısalın, zamanaşımı definde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Reşat Bedirhanoğlu, davanın reddini istemiştir.
Davalılardan Bekir Çumurcu vekili, ilanen tebligatın geçersiz olduğunu, bu nedenle verdiği cevabın süresinde kabul edilmesi gerektiğini savunarak, zamanaşımı definde bulunmuş ve davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya yanıt vermemişlerdir.
Mahkemece; iddia, savunmalar ve dosya kapsamına göre, davalıların hakkında açılan ceza davası kararının kesinleşmesi tarihine göre, süresinde zamanaşımı definde bulunan davalılar Ender Ciner, Nezih Altınkök ve Tarık Açıkalın bakımından zamanaşımı nedeniyle davanın reddine ve diğer davalılar bakımından davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilerek, yargılamanın sürdürülmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılardan Bekir Çumurcu vekili temyiz etmiştir.
1- HUMK. nun 46. maddesi hükmü uyarınca, mahkemece gerekli görüldüğü takdirde davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden birleştirmiş olduğu davaların ayrılmasına karar verebilir. Davaların ayrılmasına dair verilen karar nihai bir karar olmadığından yalnız başına temyiz edilemez. Bu kararlar, HUMK. nun. 48/2 gereğince, ancak asıl hükümle birlikte temyiz edilebilir. Buna göre, mahkemece, birleşen davanın ayrılmasına ve yeni bir esasa kaydının yapılmasına dair verilen kararın tek başına temyizi mümkün olmadığından, davalılardan Bekir Çumurcu vekilinin temyiz isteminin HUMK. 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince, dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılardan Bekir Çamurcu vekilinin temyiz isteminin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.00 YTL. temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan ve davalı Bekir Çamurcu'dan ayrı ayrı alınmasına, 09.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy