(1163 S. K. m. 42)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Kadıköy Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.05.2005 tarih ve 2003/199-2005/352 sayılı kararın Yargıtay'ca duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 19.12.2006 gününde davacı avukatı Nedim Güve ile davalı kooperatif tasfiye kurulu memuru Nurdağan Gürses gelip, davalı avukatı tebligata rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan tasfiye kurulu memuru Nurdağan Gürses ve taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ahmet Susoy tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı Kooperatif ortağı olup, davalı tarafından gönderilen 21.03.2002 tarihli ihtarnamede (252.000.000) TL. tasfiye kurulu borcu, (2.583.605.000) TL. inşaat borcu, (1.934.070.000) TL. şerefiye borcu ile (2.146.335.750) TL. gecikme faizinin ödenmesinin istenildiğini, oysa şerefiye bedelinin müvekkilinin ortaklığı devraldığı Halil Sarıak tarafından kooperatife ödendiğini, inşaatın 1989 yılında bitmiş olması nedeniyle tasfiye kuruluna ait aidat borcunun ise ihtarnameden önce (260.000.000) TL. olarak ödendiğini, buna göre müvekkilinin hiçbir borcu bulunmadığı halde, davalının 15.05.2002 tarihli ikinci ihtarnamesinde aynı borcu gecikme faizi değiştirerek istediğini, bilahare de 05.06.2002 tarihinde davacının ihracına karar verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı Kooperatif ortaklığından ihracına ilişkin kararın iptaline, davacı adına kısmi tahsisi yapılan konutun davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kooperatifin 1992 yılında mahkeme kararıyla tasfiyesine karar verildiğini, tasfiyeden önceki kooperatif yöneticileri zamanında yapılmış bulunan usulsüz kayıtlar nedeniyle, ortakların kimler olduğu ve bunların ödentileri konusunda uyuşmazlıklar çıktığını, bu nedenle müvekkillerinin tasfiyeyi mahkeme kararlarına ve mahkemece alınan bilirkişi raporlarına göre gerçekleştirdiklerini, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/437 E, 656 K sayılı dosyası ve eklerinde üyelerin tümüne ait belgeler ve ödentilerin toplanıp, kapsamlı raporlar verildiğini, müvekkillerinin bu raporları esas alarak bilirkişilere üye ödemeleri ve şerefiye değerlerinin 2001 yılı öncelleştirme raporu adı altında rapor hazırlatıldığın bu raporla ortaya çıkan borçlarını ödeyen ortaklara tapularını verdiklerini, rapora göre davacının kooperatife borçlu olduğunu, yapılan işlemlerde bir usulsüzlük bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kanıtlar ve bilirkişi asıl-ek raporlarına nazaran, davalı kooperatif tarafından davacıya ihtarnamelerle bildirilen borcun genel kurul kakarlarına dayanmadığı, istenen gecikme faizinin hangi genel kurul kararına dayandığı, hangi alacak kalemi için hangi aydan başladığı hususlarının ihtarnamelerde açıklanmadığı, 2. ihtarnamede belirtilen gecikme faizi tutarının 1. ihtarnameden farklı olduğu, geçersiz ihtarlara dayalı ihracın geçersiz olduğu, davacının davalı Kooperatife borcunun bulunmadığı gerekçeleriyle, davacının ihracına dair alınan 05.06.2002 gün 41 sayılı yönetim kurul kararının iptaline, B Blok 12 nolu dairenin kooperatif adına alan tapu kaydının iptali ile davacı adına tapu kütüğüne kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davada istem, davacı ortak hakkında davalı Kooperatif Tasfiye Kurulunca alınan ihraç kararının iptali ile birlikte davacının fiilen kullanımında olduğu anlaşılan konutun davalı Kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile davacı adına tescile karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacının davalı Kooperatife borçlu olmadığından bahisle tescil isteminin de kabulüne karar verilmiş ise de, davacı tarafından Kooperatife borçlu olunmadığının tespiti istemiyle Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/847 E sayılı dava dosyasıyla birleştiği anlaşılan aynı mahkemenin 2002/849 E.sayılı davasının açıldığı bilindiğine göre, açılan bu davanın sonucunun davacının tescil istemine ilişkin dava açısından bekletici mesele yapılması ve bu davanın sonucuna göre davacının tescil isteminin karara bağlanması gerekirken, mahkemece noksan incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuş ve kararın açıklanan nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekili duruşmaya gelmediğinden duruşma vekillik ücretinin takdirine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy