(559 S. KHK. Geç. m. 2)
Dava: Taraflar arasında görülen davada Uzunköprü Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 21.06.2005 tarih ve 2005/43 - 2005/347 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılardan A.Süha Şenbaş vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İhsan Akgül tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalıların ortakları olduğu, 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereği resen münfesih sayılan tasfiye halindeki Başoğlu Linyit İşletmeleri Ltd. Şti'nde hizmet akdi ile çalışmakta iken, çalışma süresinin SSK'ya eksik bildirilmesi nedeniyle hizmet tesbiti için açılan davada şirketin temsil edilebilmesi için ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, dosya kapsamı ve toplanan delillere göre; Başoğlu Linyit İşletmeleri Ltd. Şti'nin sermaye artırımına gitmemesi nedeniyle münfesih olduğu, davacının hizmet tesbiti davasında taraf teşkilinin sağlanması için gerekli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve münfesih şirketin ihyasına karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan A. Süha Şenbaş vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirketin ihyası istemine ilişkindir.
Bu davada, ihyası istenilen şirkete izafeten, şirketin en son tasfiye memurları, bunların olmaması halinde en son yönetim kurulu üyeleri ile Ticaret Sicil Memurluğu'na husumet yöneltilmesi gerekli olup, mahkemece; mümeyyiz davalıya, hangi nedenle husumet yöneltildiği belirtilmeksizin, aleyhine hüküm kurulması doğru değildir.
Bu durumda, mahkemece, gelen sicil kayıtlarında mümeyyiz davalının şirket ortağı olmadığının anlaşılmasına göre, bu davalının davaya konu şirket ile ilgisi araştırılarak, davada kendisine husumet yöneltilmesinin mümkün olup olmadığının değerlendirilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bu nedenle kararın mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılardan A.Süha Şenbaş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın bu davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 06.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy