(1086 S. K. m. 388)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 19.04.2005 tarih ve 2003/736-20025/25 sayılı kararın duruşmalı olarak taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 16.01.2007 gününde davacı avukatı Kutlu Oytaç ile davalı avukatı Turgut Kayak gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Ayşe Altun tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili asıl ve birleşen davalarda, müvekkili Siemens AG adına tescilli ve diğer davacıya verdiği lisans altında üretilen kondaktör ve rölelerin davalı tarafından uzak doğu ülkelerinden taklitlerinin ithal edilerek Türkiye'de pazarlandığını ve bu suretle haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin önlenmesine, maddi ve manevi tazminatın tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı Siemens AG.nın dava dışı CMEC firması ile yaptığı sözleşme gereğince üretilen ürünlerin yasal yollarla müvekkili tarafından ithal edildiğini, emtianın taklit olmadığını, ithalatın Çin devletinin üretime ve ihracata yetkili kıldığı makamlardan yapılmak zorunluluğu bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar, Dairemiz'in 26.06.2001 tarihli kararında yazılı gerekçeyle davacılar yararına bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda, asıl davada markaların iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığı, birleşen davada da ürünün aynen taklit edildiğinin gümrük idaresi ve tespit dosyalarında alınan raporlarla sabit olduğu, esasen bu hususun bozma kararı kapsamı dışında kaldığı, bozma kararının sadece ithalatın lisans sahibinin izni ve bilgisi dahilinde yapılıp yapılmadığının tespitine ilişkin olduğu, bu konuda davacı ve lisans sahibine karşı ileri sürülebilecek geçerli bir delil sunulamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen dava yönünden haksız rekabetin tespit ve men'ine, gümrükte zaptedilen mallar daha sonra iade edildiğinden bu mallarla ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, feragat nedeni ile maddi tazminat isteminin, koşulları oluşmaması nedeni ile de manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve mahkeme gerekçesinde de vurgulandığı üzere, birleşen davaya konu edilen davalı ürünlerinin davacı tarafa ait ürünlerinin taklidi olduğunun anlaşılmış olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; davacı vekil, asıl ve birleşen davada verilecek hükmün gazete ile ilanına karar verilmesini istemiştir. HUMK. nun 388/son maddesi uyarınca tarafların isteklerinin tümü hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, anılan yasa hükmüne aykırı olarak hükmün ilanı konusunda herhangi bir gerekçe gösterilmeden, olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL ücreti vekaletin davalıdan tahsil edilerek davacılara verilmesine, 16.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy